Haydi Şimdi Paylaşma Zamanı  


Geri git   Haydi Şimdi Paylaşma Zamanı > Kültür Sanat ve Eğitim > Tarih > Ülkeler Tarihi

Hosgeldiniz

Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Sikke Hakkında Her Şey
Konudaki Cevap Sayısı
0
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
5474

Yeni Konu aç  Yanıtla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 26.07.09, 09:00 PM   #1
kozakelebegi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: 05.10.08
Mesajlar: 5.760
Konular: 3600
Tecrübe Puanı: 3
Rep Point : 1556
Rep Level : kozakelebegi has a brilliant futurekozakelebegi has a brilliant futurekozakelebegi has a brilliant futurekozakelebegi has a brilliant futurekozakelebegi has a brilliant futurekozakelebegi has a brilliant futurekozakelebegi has a brilliant futurekozakelebegi has a brilliant futurekozakelebegi has a brilliant futurekozakelebegi has a brilliant futurekozakelebegi has a brilliant future
Standart Sikke Hakkında Her Şey


Sikke nedir

Para, malların alımında ve satımında kullanılan değişim aracı biçiminde tanımlanabilir. Para, fiyatlar ile değerleri ifade eden bir araçtır. İnsanlar ve ülkeler arasında el değiştirerek ticari etkinliklerin yürütülmesini sağlar. Bununla birlikte temel bir zenginlik ölçüsüdür. Taşıma ve ölçme kolaylığı sağlamak gibi özellikleri bulunan paranın asıl önemi, biçiminden ve yapıldığı madenden çok mal ve hizmet alımında herkesin benimsediği bir ödeme aracı olmasıdır. Eskiden, aralarında deniz kabuğu, boncuk, taş ve sığırın da bulunduğu bazı değerli mallar para gibi kullanılıyordu. M.Ö. 8. yüzyılda Çin'de, para yerine çapa, tırmık gibi bazı tarım aletlerinin küçük modellerinin yapılıp kullanıldığı bilinmektedir.

Eski metal paralar "sikke" biçiminde adlandırılırlar. Kazılarda, temel altında veya duvar harcı içinde bulunmuş herhangi bir sikke tabakayı kesin biçimde tespit eder. Aynı zamanda devlet şeklini, bölgesini bildirir, hatta onların incelenmesinden sayısız tarihi olaylar ve gerçekler ortaya çıkar. Ortadan kalkmış şehirlerin isimlerini, kaybolmuş bir heykeli, yıkılmış bir binayı, o zaman var olan ancak bugün yetişmeyen bir bitkiyi, sikkelerdeki tasvirler sayesinde öğrenebiliriz.

Sikke, devletin resmi damgasıyla garantilenmiş, kullanımı kolay madeni bir alım aracıdır. Sikke, M.Ö. 7. yüzyılda Anadolu'da Lidyalılar tarafından icat edilmiştir. Altın ve gümüş karışımından meydana gelen elektrondan yapılmıştır. Bu doğal elektronu ilk kez altın ve gümüşe ayırarak sikke bastıran Krezüs'tür.
Sikkenin kağıt paraya üstünlüğü madenindendir. Kağıt paranın maddesi değersizdir. Sikkenin hem yapım maddesi değerlidir, hem de daha kullanışlıdır. Bu nedenle daha çok tercih edilmiştir.

Sikkeler, yazılı belgeler ve arkeolojik bulgular ile birlikte incelendiğinde insanlara pek çok konuda bilgi verirler. Örneğin kentlerin ya da devletlerin zenginlik düzeylerine ışık tutarak ekonomi tarihine ışık tutarlar. Devletlerin hangi coğrafyada egemenlik kurdukları yada ticari ilişkilerinin nereye kadar uzandığı yine bulunan sikkelerle anlaşılabilmektedir.

Sikkelerin ekonomik ve siyasi yaşama ilişkin bilgi vermenin yanı sıra diğer bir yönleri de belgesel özellik taşımalarıdır. Sikkeler ve madalyonlar tarihsel kişilerin resimleri konusunda önemli kaynaklardır. Birçok tarihsel kişiliğin yüzleri bu sikkeler aracılığıyla bilinmektedir. Sikkelerde ayrıca devletle ilgili bilgiler, şehir adları, bina, heykel veya bitki tasvirleri bulunabilmektedir ve bu yönüyle de önemlidirler.
Sikke Yapım Malzemesi

Eski çağlarda yapılan sikkelerde kullanılan başlıca metaller arasında altın, gümüş, bakır, altın ve gümüş karışımı olan elektron, tunç ve pirinç sayılabilir. Anadolu'da ilk metal paralar elektrondan yapılmıştır. Değerli metallerin para yapımında kullanılması 20. yüzyıla kadar sürmüş ancak kağıt paranın yaygınlaşması ile yavaş yavaş terk edilmiştir. Günümüzdeki bozuk para ihtiyacı için yapılan metal paralarda nikel, bakır-nikel, tunç, alüminyum ve tunç-alüminyum gibi metal ve alşımlar kullanılmaktadır.



40 Tane Sikke çeşidi Resimi


SİKKE TİPLERİ

Sikkenin en önemli özelliğinden biri, üzerinde yer alan resim veya betimdir. nümismatik dilinde “tip” olarak isimlendirilen sikke üzerindeki resim, sikkeyi basan kişi , kent yada devleti tanımamıza yardımcı olur.
İlk sikkelerin yalnızca ön yüzlerinde bir tip vardı; arka yüzünde ise darp sırasında ıstampanın bıraktığı çukur izi vardır. Çok geçmeden ıstampanın bu alt ucuna da bir tip kazındı ve böylece her iki yüzü de bir tip olmaya başladı.

Sikkenin ilk ortaya çıktığı yıllarda sikke basımı tüccar, banker yada varlıklı aristokrat ailelerin tekelinde olduğundan, erken dönem sikkeler üzerinde görülen tipler, sikkeyi basan kişilerin seçtikleri armalardı. Sikke basımı çok geçmeden bağımsız kentlerin tekeline geçti ve bu kentlerde bastıkları sikkelere kendilerini tanıtıcı bir tip koydular. Bu tip kentin kutsandığı bir tanrı yada tanrıçayı bazen kentin mitolojisinde yer alan bir figürü bazen de kentin doğal güzelliğini gösteren bir ürün olarak görülmektedir. Bazı sikkelerin arka yüzünde, ön yüzdeki tanrı yada tanrıçanın atribüsü yer alıyordu.

Bazı kentler yöresel zenginlilerini sikke tipi olarak seçmişlerdir. Metaponton, buğday başağı,kyyrene,silphion bitkisi, Kyzikos ton balığı ve benzeri gibi

Bazı sikke tiplerinde sikkeyi basan kentin çağrıştırdığı veya aynı anlama geldiği görülmektedir. Örneğin Pamphylia kentlerinde Side’nin bastığı sikkelerin üzerinde nar vardır. Selinos kentinde yaban maydanosu veya kereviz yaprağı, Rodos sikkelerinde gül, Phokaia sikkelerinde fok , Melos sikkelerinde elma, Trapezon siklerinde masa,Astakos sikkelerinde ıstakoz gibi...

Sikkelerin ön ve arka yüzlerinde yer alan tiplerin yanında bazen ufak ve esas tiple alakası olmayan figürler görülmektedir bunlar tiple alakalı olmayıp bunlara da sembol denilmektedir.

SİKKE BİRİMLERİ

En fazla kullanılan esas birimleri ve kullanıldığı yerlerle birlikte aşağıda gösterilmiştir.
Aigina:12.2 grlık stater. Drahmi ve ufak birimler mevcuttur. Aigina, sikyon, elis ve peloponesos’daki yerlerde; Boiotia, Thessalia, phokis ve lokris’te; ege adalarında ve girit’te kamiros ve knidos’ta.


Akha:8 gr.lık stater. Drahmi ve triobol alt birimleri mevcuttur. Pelopobbesos’tan giden Akhaların kurdukları Güney İtalya kolonileri kullandıkları için bu adla anılır.

Attika:17.2 gr.lık tetradrhmi. Drahmi ve obol alt birimleri basılmıştır. Atina, euboia, Khalkidike, Sicilya, DEolos, Kyrenaika ve Büyük İskender tarafından kullanılmıştır.

Euboia:17.2 gr.lık tetradrahmi. Trite ve hekte alt birimleri vardır. Attika sistemine dahi olduğu m.ö.6. yy. sonlarına kadar Euboia’da ; Khalkidike ve Sicilyadaki Euboia koloilerinde Samosta.
Fenike: 7 gr.lık gümüş şekel. Sidon. Tyre ve Byblos’ta kullanılmıştır.

Khios veya Rhodos:15.6 gr.lık tetradrhami. Drhami ve diğer al birimleri vardır. Khios, Rhodos, Ainos ve m.ö.4 yüzyolda Küçük Asya’da kullanılmıştır.

Korinthos: 8.6 lık satater. Korintos, Ambarkia, Leukas, Kuzey-batı yunanistanda kullanılmıştır. 2 Attika drahmisine eşit olup, ağırlık ölçüsü Euboia ağırlık ölçüsünü yarısı kadardır. Lykia:8.-38.6 lık stater
Miletos: 14.1 gr.lık stater. 1/96’ya değin inen elektron alt birimleri basılmıştır. İonia’nın güneyinde elektron sikkelerde; Lindos, Melos gümüş sikkelerinde kullanılmıştır.

Pers:8.35gr.lık altın dareikos, 5.35.gr.lık gümüş siklos (M.Ö.5yy.da 5.55 gr.a yükseltilmiştir). Altın: Lydia, Persia, Lampsakos’ta ; Gümüş: Lydia, Persia, Anadolu’nun Güneyi, Kıbrısta (çift siglos) M.Ö.4yy.da Abdera ve maroneia’da, yaygın olarak Batı Anadolu’da kullanılmıştır. Pers sistemi, Kroisos’un Lydia sisteminden alınmıştır, fakat ağırlıkta biraz farklılık vardır.
Phokaia: 16.1 gr.lık elektron stater ve alt birimleri (özellikle hekte) basılmıştır. Phokaia, Lesbos ve Kyzikos’ta kullanılmıştır.

Samos: 13.1 gr.lık tetradrahmi. Tribol ve daha ufak alt birimleri vardır. M.Ö.5yy’da Samos’ta kullanılmıştır


SİKKE AĞIRLIK SİSTEMLERİ

Elektron , altın ve gümüş gibi değerli metallerden basılmış olan sikkelerde ağırlık çok önemlidir; sikkenin değeri basıldığı metalin ağırlığına bağlıdır. Antik çağlarda belli bir dönemlerde basılan sikkenin ağırlığı; bu sikkenin basıldığı kentlere göre değişiklik gösterebilmiştir; aynı birimi her kent aynı ağırlıkta basmayabiliyordu. Örneğin 1 aigina gümüş stateri 12.2 gr. gelirken , 1 Korinthos stateri 8.6 gr. geliyordu. Bazı kentlerin ise ortak ağırlık birimlerini benimsemişlerdi; bu kentler bir birlerinden çok uzak olsalar bile bastıkları sikke ağırlığı aynı idi. Alt ve üst birimleriyle birlikte, esas sikkenin ağırlığı o kentin darphanenin kullandığı ağırlık sitemini oluşturuyordu. Bu gün bilinen ağırlık sistemleri, o ağırlıkların esas olarak kullandığı yere göre adlandırılmıştır. Aigina’da ağırlık ölçüsü esas olarak Aigina’da kullanıldığı için ismini oradan almıştır. Fakat aynı ağırlık ölçüsü, Boiotia ve tehssalia gibi, Aigina dışında da kullanılmıştır. Bu ağırlık sistemleri günümüz nümismatların yaptığı bir sınıflandırmadır; antik çağda farklı ağırlık sistemleri mevcut olmasına rağmen böyle bir sınıflandırma yoktur.
Alt ve üst birimler bu büyük birimin ağırlığına göre hesaplanır. Ufak birimler daha ziyade günlük alışverişte, diğer büyük olan sikkeler ise ticari amaçla kullanılmıştır.

Birimlere verilen adların bir kısmı eski çağdan günümüze kalmışlardır. Bu tür antik adlara örnek olarak tetradrhmi, didrahmi, drahmi ve obolü gösterebiliriz. Eski yunalılar standart bir sikkeden söz ederken trite ( üçdebir) ve hekte (altıdabir) gibi adlar kullanıyorlardı. Günümüzde antik adın bilinmediği bir birimle karşılaşıldığında bu tür birimler ( stater, trite, hekte,) kullanılmaktadır.

Anadolu’nun en eski elektron sikkelerinde esas birim “standart ağırlık” veya “ağırlık birimi” anlamına gelen stater idi. Daha sonra gerek Anadolu’da altın ve gümüş sikkelerin en büyük normal birimine stater denilmiştir.
Bir drahmi, bir avuç dolusu şişeye eşittir; bir avuca altı şiş sığdığında 1 drahmi 6 şişe eşittir. Böylece , 6 obol 1 bir drahminin karşılığı olmaktadır. Obol, esas olarak gümüş sikke birimidir; fakat bronzdan ve nadiren altından basılmıştır. Darahmi en fazla kullanılan birim olmasına rağmen bu birimin iki ve dört katı sikkelerde basılmıştır.
Bronz sikkeler geç kullanılmaya başlanana sikkelerdir. İlk olarak M.Ö.5 yy’da sicilya’da görülen bronz sikke litra, 12 onkia’ya bölünmüştür. Onkia, drahmin 1/6’sına eşittir. Teorik olarak 109 gr. bronz litranın gümüş karşılığı yine litra adını taşıyan 0.86 gr. ağırlığın da bir sikke idi. Atina veYunan dünyasının başka yerlerinde bronz sikkenin yaygınlaşması ancak.M.Ö.4.yy’da başlamıştır Atina’nın bakır/bronz sikkesi khalkous bir obülün 1/8’i idi.

Antik çağda kullanılan ödeme araçlarından biri de talanton idi. Talanton sikke birimi değil, ağırlık birimidir. Talanton en büyük Yunan ağırlığıdır. Teorik ağırlığı 26.196 kg. olan 1 talanton, 60 minaya eşittir . Bir talantonun ne kadar sikke içerdiği, kullanıldığı para sistemine göre değişir. Gerek talanton gerekse mina ağırlık veya değer olarak kullanılmıştır.

Attika ağırlık sisteminde basılan sikkeler aşağıdadır.
Dekadrahmi
10 drahmi : 43gr
Tetradrahmi
4 drahmi : 17.2 gr
Didrahmi
2 drahmi : 8.6 gr
Drahmi
6 obol : 4.3 gr
Tetrobol
4 obol : 2.85gr
Trio bol
3 obol:2.15
Diobol
2 obol : 1.43gr
Trihemiobol
1.5 obol : 1.07 gr
Tritartenorion
¾ obol: 0.54gr
Hemiobol
½ obol : 0.36 gr
Trihemitartemorion
3/8 obol: 0.27gr
Tetartemorion
¼ obol : 0.18 gr
Hemitartemorion
1/8 obol: 0.09 gr

Bu sistemde en ufak birim olan hemitartemorion, en büyük birim olan dekadrahmin 1/480’ine eşittir. Şunu akılda tutmak gerekir ki, bu birimlerin hepsi düzenli olarak basılmamıştır; Dekadrahmi nadiren , özel durumlarda basılırken, bazı kentlerde obolün alt birimleri hiç basılmamıştır


SİKKELER ÜZERİNE YAZILAN YAZILAR

Sikkelerin üzerinde yer alan yazılara “lejand” denir.
Siklerin üzerindeki yazılar aşağıdaki bilgileri verir
1- Sikkeyi basan halkın ve hükümdarın adı,
2- Sikke basımında sorumlu olan memurun adı,
3- Sikke tipi açıklayıcı bilgi,
4- Sikke kalıpcısının adı,
5- Tarih
6- Sikke birimi
Sikke üzerinde tarih yazımı Helenistik dönemden itibaren görülmektedir. Helenistik dönemden önce darp edilen sikkelerde tarih yoktur.

Kontrmark

Kontrmark; sikkeye daha sonradan vurulan ufak bir damgadır. Bu terim nümismatik dilinde “ikinci damga” anlamında kullanılır.Yeni basılmış olan sikkenin kendisi ilk damgayı taşıdığından, daha sonra üzerine vurulan damga, ikinci damga yani kontrmark olacaktır.
Bir sikke kontramak vurulmasındaki en önemli dört neden şunlarıdır:

1) Esikiyen ya da tedavülden kalkan bir sikkeyi yeniden geçerli kılmak.
2) Sikkenin ait olduğu ya da basıldığı yerin dışında geçerli kılmak
3) Değerinde bir değişiklik yapılmak istendiğinde, bu değişikliği belirtmek.
4) Değerli metalden basılmış sikkenin kalitesini kontrol edilmiş olduğunu göstermek.
M.Ö.4 yy’ın ilk yarısında Lykia, Pamphylia ve kilikia bölgelerindeki kentlerin sikkelerinde görülen damgalar ise elektron sikkeler üzerinde görülenden daha farklı ve daha büyükçedir. Bu yüzden bunları ,punchmark’tan ziyade, kontrmak olarak tanımlayabiliriz..

Sikke basıldıktan sonra, herhangi bir zamanda, sikke metalin üzerine kazınarak veya çizilerek yazılan yazıya ise graffito denir. Sikkenin üzerinde bir tanrı adı yazılı ise sikkenin bir tapınağa armağan edildiğini; bir kişi adı yazılı ise sikkenin o kişiye ait olduğunu belirtmek için yazılmış olduğunu söyleyebiliriz

Sikke Yapım Teknikleri

Paraların metalden yapılması, dayanıklılığının yanı sıra, metalin eritilip bir kalıba dökülerek biçimlendirilmesindeki kolaylıktan da geliyordu. Bu nedenle döküm, para basımının en önemli işlemlerinden biri olmuş, hatta pek çok yerde para yalnız döküm yoluyla üretilmiştir. Ancak içerisine daha değersiz metaller karıştırarak paranın değerinin düşürülebildiği, böyle bir paranın da ilk bakışta gerçek değerde olandan ayırt edilemediği anlaşılınca, bu durumu önlemek için farklı yöntemler denenmeye başlanmıştır.
M.Ö. 7. yüzyılda Batı Anadolu'da para, eriyik haldeki metalin düz bir yüzey üstüne dökülmesiyle yapılıyordu. Altları düz olan bu paraların üsleri metal eriyiğindeki yüzey gerilimi nedeniyle hafif yuvarlak oluyordu. Bunu düzeltmek için çekiç ya da tokmak gibi aletler kullanılıyordu. Bir süre sonra bu aletlerin üzerindeki girinti ve çıkıntıların paranın üstünde iz bıraktığı fark edilince, bunun düşük değerde para basımını engellemekte kullanılabileceği düşünüldü. Ardından paranın üstüne, değişim değerinin resmen onaylanması anlamına gelen yönetici ya da devlet işaretleri işlenmeye başlandı.

Eski çağlardan günümüze ulaşan para kalıplarının çoğu tunçtan yapılmıştır. Romalıların demir kalıplar da kullandığı bilinmektedir. Alt kalıbın içine yerleştirilen metalin üstüne, bir sapın ucundaki üst kalıp konulup çekiçle vurularak arada kalan madene hem ince pul biçimi verilir, hem de istenen işaretler işlenirdi. Vurmaya dayanan bu para basma yönteminde bir süre sonra metal eriyiği doğrudan alt kalıbın içine dökülmeye başlandı.

Bu yöntemle, alt kalıp bozulmadan 10-20 bin para basılabileceği, çekiç darbelerinden direk olarak etkilenen üst kalıbın ise bunun yarısı kadar para basımına elvereceği bilinmektedir. Bir kalıpta bir kişinin çalıştığı küçük darphanelerde saatte 100 tane sikke yapılabileceği bilinmektedir.

Kalıplarda yapılan değişiklikler paraların biçiminin yanısıra üretim ekniklerini de etkiledi. Sasaniler döneminde İran'da 220'den sonra ince kalıp kullanıldı. Bu da hem daha ince paraların yapılmasına, hem de bunların üstündeki kabartmaların daha alçak tutulmasına yol açtı. Bizans aracılığı ile Avrupa ülkelerine geçen bu yöntem, Charlemegne'ın bastırdığı paralarda da kullanıldı. Bazı Frank ve Sakson krallıklarında da aynı paranın üstüne, her biri yalın işaretler taşıyan birkaç kalıpla baskı yapılır, böylece daha karmaşık bir kabartma elde edilirdi. Avrupa metal paralarında hem kabartma, hem de oymalar bulunurken, İslam ülkelerinin paralarında oyma daha ağır basmaktaydı.

Gümüş para yapımında, önce gümüş ince bir katman biçiminde dökülür, sonra da eriyik tam soğumadan çekiçle istenilen kalınlığa getirilirdi. Aşağı yukarı 10. yüzyılda gerçek para boyutlarından biraz daha büyük dörtgen parçalar hazırlanmaya, daire biçimindeki kalıbın içine yerleştirilip sıkıştırıldıktan sonra yanlardaki fazlalıklar kesilerek alınmaya başlandı. Metal para bastırmak karşılığında kullanılan "sikke kestirmek" deyimi buradan gelmektedir.

15. yüzyılda para basımının hızlanması, daha iyi kalıpların yapılmasına yol açtı. Bunlardan biri demir kalıptı. Kalıbın içine karbon konup fırına veriliyor, bu da onun çeliğe dönüşerek daha sertleşmesini sağlıyordu. Paraların kenarının kesilip değerlerinin düşürülmesi tehlikesine karşı da buraya çentikler yapmak, tırtıklar açmak ya da bir yazı kazımak gibi önlemler uygulanıyordu. Ayrıca kalıpları, çekiçle vurmak yerine vida ile sıkıştırarak üstlerindeki işaretlerin paraya geçmesini sağlayacak yöntemler de geliştirildi. Bu yöntem 16 yüzyılda İtalya ve İngiltere'de de kullanıldı. 16. yüzyılda Almanya'da döner kalıplar geliştirilmeye başlandı. Bunlar üstüne kabartma yapılacak metali kendi kendine içine alıp baskıdan sonra da dışarı çıkaran eğri yüzlü kalıplardı. Bu yöntemle para yapılacak metalin kalıplara küçük parçalar biçiminde tek tek yerleştirilmesi yerine, baskı yürüyen bir bant üstünde yapılarak üretim hızı artırılabiliyordu. Daha sonra baskıda çekiç yerine vida ile sıkıştırma yöntemi kullanıldı. Bu teknik 18. yüzyıla kadar kullanıldı.

19. yüzyılda geliştirilen buhar makinesi kısa sürede para yapımında kullanılmaya başlandı. Kalıplar için ise niteliği yükseltilmiş çelikten yararlanılmaya başlandı. Günümüzde kalıpların yapımı, paraların basımı gibi işlemler elektrikli makinelerle gerçekleştirilmekte, kullanılan metallerin özelliklerini ve niteliklerini belirlemek, basılan paraların denetimini yapmak için de bilgisayarlardan yararlanılmaktadır. Çeşitli eritme ve arıtma süreçlerinden geçirilen metaller dakikada yüz metal para basan makinelere gelmekte, basımdan sonra, artanlar ya da eskimiş paralar yeniden üretilmek üzere fırınlara gönderilmektedir. Bir kalıpla 200 binden fazla para basılabilmektedir.


ßen seninle toprağa giderim diyenleri çok gördüm ..ßen öyle diyenleri toprağa hep yalnız gömdüm...
kozakelebegi isimli üye çevrimdışı   Alıntı Yap ve Yanıtla
Yanıtla

Etiketler
hakkinda, sey, sikke

Konuyu toplam 1 üye okuyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Yazan Forum Ynt Son Mesaj
Beyzbol Hakkında aytim Diğer Spor Dalları 1 02.04.11 06:10 PM
Buz Hokeyi Hakkında aytim Buz Pateni 0 23.01.10 04:44 AM
Sirke Hakkında aytim Turşular-Sirkeler 3 30.10.09 04:05 PM
Oruç Hakkında Son Nefesim Hoşgeldin Ramazan 3 25.08.09 08:50 PM
Oje hakkında bilmedikleriniz kozakelebegi Makyaj Ve Cilt Bakımı 0 29.01.09 03:35 AM

vBulletin® Version 3.7.0 Beta 4