Haydi Şimdi Paylaşma Zamanı  


Geri git   Haydi Şimdi Paylaşma Zamanı > Kültür Sanat ve Eğitim > Tarih

Hosgeldiniz

Konu Bilgileri
Konu Başlığı
III. Aleksandros ( Makedonya kralı Büyük İskender )
Konudaki Cevap Sayısı
6
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
3491

Yeni Konu aç  Yanıtla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 16.04.12, 03:59 AM   #1
Moderatör
Toprakhan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: 06.04.08
Mesajlar: 7.451
Konular: 6677
Tecrübe Puanı: 3
Rep Point : 1612
Rep Level : Toprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant future
Standart III. Aleksandros ( Makedonya kralı Büyük İskender )





III. Aleksandros (Yunanca: Μέγας Ἀλέξανδρος Megas Aleksandros)[1](20 Temmuz M.Ö. 356, Pella, Makedonya - 10 Haziran M.Ö. 323, Babil)[2][3], M.Ö. 336 - M.Ö. 323 yılları arasında Makedonya kralı ve tarihteki en büyük imparatoru. Makedonya kralı II. Filip'in oğlu. Ayrıca Türkçe tarihlerinde Büyük İskender, İskender Rumi, İskender Yunani ve Makedonyalı İskender olarak da bilinir.



II. Filip'in ölümünde Makedonya Krallığı


Gençliği ve Tahta Çıkışı

Pers İmparatorluğu'nu yıkarak Persepolisı alır. Edinilen zor savaş sonucu, Makedonya'dan Hindistan'a kadar uzanan büyük bir imparatorluk kurmuş, Eski Yunan uygarlığının Doğu'ya yayılmasında etkili olmuş ve efsanevi bir kahramana dönüşmüştür. II. Filip ile Epeiros (Epir) kralı Neoptolemos'un kızı Olimpias'ın oğlu olan İskender, 13-16 yaşlarında Aristo'dan aldığı derslerin etkisiyle felsefe, tıp ve bilime ilgi duydu. Babası II. Filip'in Byzantion'a saldırdığı M.Ö. 340'ta Makedonya'yı yönetti ve bir Trak kabilesini yendi, iki yıl sonra II. Filip'in Yunanlılara karşı kazandığı Kaironeya Çarpışması'nda ordunun sol kanadını komuta etti.




Büyük İskender Ordusunun Batı Ege'de Granikos Çayı ve Sardes üzerinden Halikarnassos'a giderken izlediği rota M.Ö. 334.


II. Filip'in öldürülmesinin (M.Ö. 336) ardından komutanlarca kral ilan edildi. Öncelikle bütün olası hasım ve rakiplerini öldürttü. Babasının sağlığında Asya seferini gerçekleştirmek üzere oluşturulan, Korintos'taki Helen Birliği sinhedrion'da (meclis) bu birliğin hegemonu ve başkomutanı seçildi. Delphoi üzerinden Makedonya'ya dönerken M.Ö. 335 ilkbaharında Trakya'ya girdi. Şipka Geçidini aşarak Triballileri (Triballoi) ezdikten sonra Tuna'nın öbür yakasına geçerek Getaları dağıttı. Ardından batıya dönerek Makedonya'yı istila etmiş olan İliryalıları yendi. Bu sırada öldüğüne ilişkin söylentiler üzerine Atina'da ayaklanma patlak verdi. Bu ayaklanmanın ardında hem yeni Pers kralı III. Darius'ün mali desteği, hem de Demostenes'in çabaları yatıyordu. Askerlerini günde 30 km gibi o çağa göre çok yüksek bir hızla ilerleterek Yunanistan'a giren İskender, tapınaklar ve şair Pindaros'un evi dışında bütün Tebai'yi yerle bir etti. Yaklaşık 6 bin kişinin öldürüldüğü, sağ kalanların köle olarak satıldığı bu sindirme hareketi sonunda Sparta dışındaki bütün Yunan Devletleri Makedonya üstünlüğüne boyun eğdi.



Büyük İskender Ordusunun Halikarnas'tan İssos'a Gordion üzerinden giderken izlediği rota M.Ö. 333.


Asya'nın fethi

Tahta çıkışından beri Pers İmparatorluğu'nu ele geçirmeyi tasarlayan Büyük İskender, II. Filip'in kurduğu orduyu beslemek ve 500 talente ulaşan borçları ödemek için gerekli kaynakları bulma düşüncesiyle hemen sefer hazırlıklarına girişti. Kral naibi olarak yönetimi Sibon'lu Antipatros'a bıraktıktan sonra M.Ö. 334 ilkbaharında toplam 30 bin piyade ve 5 binin üzerinde süvariden oluşan ordusuyla yola çıktı. Bu ordunun içinde 14 bin Makedonyalı ve Helen Birliği'ne bağlı 7 bin asker yer alıyordu. Silah ve güç dağılımı açısından çok iyi düzenlenen orduya mühendis, mimar, bilim adamı, saray görevlisi ve tarihçiler de eşlik ediyordu.

Homeros'tan aldığı esinle önce İlion'u (Troya) ziyaret ederek Akhilleus'un mezarına çelenk koyan İskender, Pers ordularıyla ilk kez Granikos Çarpışması'nda karşı karşıya geldi. Bu çarpışmada elde ettiği zafer ona Batı Anadolu'nun kapılanrını açtı. Yunanistan'da izlediği politikanın tersine, tiranları sürerek demokrasilerin kurulmasına ön ayak oldu. Ama kentleri fiilen kendisine bağlama yoluna gitti. Karya'daki Miletos (Milet) ve Halikarnassos (Bodrum) kentlerinin direnişini kırarak yöneticilerini teslim olmaya zorladı. M.Ö. 334 - M.Ö. 333 kışında Batı Anadolu'nun fethini tamamladıktan sonra, M.Ö. 333 ilkbaharında Akdeniz kıyı yolunu izleyerek Perge'ye ulaştı. Söylenceye göre Frigya'dan geçerken, Asya'ya hükmedecek kişinin çözebileceğine inanılan Gordion düğümünü kesti. Gordion'dan Ankry'ya (Ankara) yöneldi, oradan da Kapadokya ve Kilikya Kapıları (Kilikiai pilai; bugün Gülek Boğazı) üzerinden güneye indi. Misis Köprüsünden geçerek Miryandros (bugün İskenderun yakınında) dolayında kamp kurduğunda, Pers hükümdarı III. Darius da Pinaros Çayı (bugün Deliçay) kıyısında savaş düzeni almış bulunuyordu. Bu karşılaşmayı izleyen İssos Çarpışması (M.Ö. 333 sonbaharı) sonunda III. Darius kesin bir yenilgiye uğradı ve ailesini savaş alanında bırakarak kaçtı.




İskender'in Gordion Düğümünü Kesişini temsil eden Jean Simon Berthélemy tarafından yapılmış tablosu, École des Beaux-Arts, Paris.

İskender bu zaferden sonra Suriye ve Fenike'ye doğru ilerledi. Amacı Fenike kıyılarını fethederek Pers donanmasını üssüz bırakmak ve etkisizleştirmekti. III. Darius'un barış önerisine karşı, kendisini Asya'nın efendisi olarak tanımasını ve koşulsuz teslim olmasını istedi. Başlangıçta Pers kentlerini kolayca ele geçirmesine karşın, Tiros (bugün Sur) önünde sert bir direnişle karşılaştı. Uyguladığı bütün kuşatma taktiklerine karşın, bu müstahkem ada kenti yedi ay boyunca başarıyla saldırılara karşı koydu. Kuşatma sürerken III. Darius, ailesi için fidye olarak 10 bin talent ödemeyi ve Fırat Irmağının batısında kalan topraklarını bırakmayı önerdi. Bu olayla ilgili olarak, İskenderun komutanı Parmenion'un "İskender'in yerinde olsam kabul ederdim" dediği, buna karşılık İskender'in de "Parmenion olsaydım, ben de kabul ederdim" biçiminde bir karşılık verdiği anlatılır.



Sayda kralı Abdalonymos tarafından hazırlanan Büyük İskender'in Lahti üzerinde Perslerle yaptığı savaşları tasvir eden kabartmalar.

Tiros şiddetli saldırılara daha fazla direnemeyerek M.Ö. Temmuz 332'de düştü. İskender'in en büyük askeri başarısı sayılan bu harekâta geniş çaplı bir yağma da eşlik etti. Kentin bütün erkekleri öldürüldü, kadın ve çocukları da köle olarak satıldı. Suriye'yi Parmanion'a bırakarak güneye ilerleyen İskender, Gaza'da (Gazze) iki ay süren direnişe son verdikten sonra M.Ö. Kasım 332'de Mısır'a girdi ve halk tarafından kurtarıcı olarak karşılandı. Memphis'te (Memfis) kutsal Apis'e kurbanlar keserek firavunların geleneksel çifte tacını giydi. Kışı Mısır'da yönetimi düzenlemekle geçirdi. Mısırlı yöneticiler atamakla birlikte, orduyu Makedonyalıların komutasında tuttu. Günümüzde İskenderiye olarak anılan Aleksandreya kentini kurdurdu. Bazı kaynaklara göre Nil'in taşmasının nedenlerini araştırmak üzere bir keşif grubunu görevlendirdi. Siva'da ünlü bir kahinin, İskender'in Zeus'un oğlu olduğunu ilan etmesi ve Amon Tapınağında Tanrı Amon ile görüştüğü yolundaki söylentiler onun halkın gözündeki tanrısallığını bir kat daha arttırmıştı. Mısır'ın fethiyle Doğu Akdeniz'de kesin denetimi sağlayan İskender, M.Ö. 331 ilkbaharında Tiros'a döndü.




Büyük İskender'in İssos'tan Mısır'a giderken M.Ö. 332 yılında izlediği rota ve Mezopotamya'daki Gaugamela Savaşı Mevkii.

Suriye'ye Makedonyalı bir satrap atadıktan sonra Mezopotamya'ya ilerledi ve temmuzda Fırat kıyısındaki Tapsakos'a vardı. Ninive'yle Arbela (Erbil) arasındaki Gaugamela Ovasında III. Darius'le yeniden karşı karşıya geldi ve onu bir kez daha yenerek kaçmaya zorladı (bak. Gaugamela Savaşı). Güneye inerek Babil'i aldı ve Mazayos adında bir Persi satrap olarak atadı. Ardından Susa'ya girdi ve Zagros Dağlarını aşarak İran içlerine yöneldi. Persepolis'te I. Kserkses'in sarayını törenle yaktı. Kserkses'in Yunanistan'da yaptıklarına karşı bir misilleme olan bu hareketle aynı zamanda "öç seferi"nin sona erdiğini gösterdi.



skender ve Firavun, Amon - Luksor Tapınağı.


M.Ö. 330 ilkbaharında Media'ya girerek, başkent Ekbatana (Modern Hamedan)'yı aldıktan sonra, Yunan askerlerinin geri dönmesine izin verdi. Pers topraklarını içine alan yeni bir imparatorluk kurmayı ve "Asya'nın efendisi" olmayı amaçlayan İskender, daha doğudaki toprakları ele geçirmeye yönelik yeni bir sefer başlattı. Kısa sürede yerel satraplara boyun eğdirerek Hazar kıyılarına, oradan da Afganistan içlerine ulaştı. Bu fetihler sırasında Makedonyalı ve Pers bileşimine dayalı yeni bir yönetim sistemi oluşturduğundan, eski komutanlarıyla baş-gösteren anlaşmazlıklar giderek derinleşti. Kendisine suikast girişimiyle suçladığı Parmenion'la oğlunu ortadan kaldırarak ordusunu yeni baştan düzenledi. M.Ö. 330-329 kışında Helmand Irmağını izleyerek kuzeye doğru ilerledi. Bu sırada Baktria satrabı Bessus'un genel bir ayaklanma başlatması üzerine, Hindukuş Dağlarını aşarak karışıklıklara son verdi. Bu harekâtı yürütürken Siriderya'ya kadar ilerledi ve burada İskitlerin sert direnişiyle karşılaştı. Başka göçebe halkların da ayaklanmasıyla büyük güçlükler çıkaran bu direnişi ancak M.Ö. 328 sonbaharında bastırabildi.

Davranışlarıyla giderek bir Doğu despotuna dönüşen İskender, Pers hükümdarları gibi giyinmeye ve proskinesis (hükümdar karşısında yere kapanarak selamlama) uygulaması gibi Pers geleneklerini benimsemeye başladı. Bu arada Baktriane prenseslerinden Roksana'yla evlendi. Kendini tanrılaştırmaya giriştiyse de, Makedonyalılar ve Yunanlarca alaya alınınca bundan vazgeçmek zorunda kaldı. Bir komploya karıştığı gerekçesiyle tarihçi Kallisthenes'i hapse attırması bilgin ve filozoflar arasındaki desteğini yitirmesine neden oldu.




Büyük İskender Ordusunun Baktria üzerinden Soğdiana'ya girerken izlediği rota.

Hindistan'ın fethi

Ele geçirdiği ülke halklarından yeni askerler toplayarak engebeli arazide savaşma yeteneğine sahip yeni bir ordu oluşturan İskender, M.Ö. 327 yazında Hindistan üzerine yürümek amacıyla Baktriane'den ayrıldı. Daha hafif silahlar kullanan piyade birliklerinin yanı sıra ok ve mızrak kullanan süvari birliklerinin yer aldığı bu ordunun asıl savaşçı gücü 35 bin askerden oluşuyordu. Plutarkhos'un bu ordu için verdiği 120 bin rakamının, yedek kuvvetleri, katır ve deve sürücülerini, sağlık görevlilerini, seyyar satıcıları, askerleri eğlendirmekle görevli gösteri gruplarını, kadın ve çocukları da kapsadığı sanılmaktadır. Hindukuş Dağlarını ikinci kez geçen İskender, M.Ö. 326 baharında İndus Irmağı yakınındaki Taksila'ya (bugün Takshaşila) girdi. Hydaspes (bugün Cihelum) ile Akesines (bugün Çenab) ırmakları arasındaki bölgenin hükümdarı Poros'u, Hidaspes Çarpışması'nda yenilgiye uğrattı. Esir olarak ele geçirilen poros'a Nasıl bir muamele görmek istiyorsun diye sorduğunda Poros Krallara yakışır bir muamele cevabını verdi. Daha sonra Porosu affetti ve dost oldular. Başarısını kutlamak üzere Aleksandreia Nikaia kentini, ayrıca burada ölen atı Boukefalos'un adını verdiği Bukefala (Boukephalia) kentini kurdu. Asya'nın doğusuna doğru yoluna devam etmek için Hifasis (Beas) Irmağına kadar gitmesine karşın, ordusunun ayaklanmak üzere olduğunu görerek geri dönmeye karar verdi.














Toprakhan isimli üye çevrimdışı   Alıntı Yap ve Yanıtla
Alt 16.04.12, 04:18 AM   #2
Moderatör
Toprakhan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: 06.04.08
Mesajlar: 7.451
Konular: 6677
Tecrübe Puanı: 3
Rep Point : 1612
Rep Level : Toprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant future
Standart İskender'in Meşhur Heykeltraşlar Tarafından Yapılmış Heykel, Büst, ve Kabartmaları



Büyük İskender heykeli, (İstanbul Arkeoloji Müzesi).



Alexander Rondanini Glyptothek tarafından yapılmış İskender Büstü.



Büyük İskender'in Heykeltraş Lysippos tarafından yapılan Louvre Müzesi'nde bulunan Büstü



Tabak Kabartması (M.Ö. 325)



Antik İskender Madalyonu




Begram, Afganistan'da bulunan genç İskender heykelciği.



Büyük İskender'in Büstü



Atina Kerameikonista'da bulunan heykelde İskender Herakles gibi arslan başlığı giyerken tasvir edilmiş, M.Ö. 300.



Büyük İskender'in Lahdi, (İstanbul Arkeoloji Müzesi).




Hidaspes Irmağı kıyısında 800-1.000 gemiden oluşan bir donanma kurduktan sonra bazı birlikleri karadan yürüterek İndus Irmağı boyunca Hint Okyanusuna kadar ilerledi. Bu arada Hydroates (Ravi) Irmağı yakınlarında Mallilerle girişilen çarpışmada ağır biçimde yaralandı. M.Ö. Ağustos 325'te İndus Deltasının ağzındaki Patala'ya vardı; burada bir liman ve tersane yaptırdı. Dönüş yolculuğu için ordusunun bir bölümü Nearkhos'un komutasındaki gemilerle M.Ö. Eylül 325'te denize açılırken, kendisi de kıyıyı izleyerek yiyecek sıkıntısı içinde ve çok zor koşullarda Gedrpsia'yı (bugün Belucistan) geçti. Bu arada Hindistan seferi hazırlıklarına başladı.

İmparatorluğun güçlendirilmesi

Daha Hindistan seferine başlamadan yönetimde kanlı temizlik hareketlerini başlatan İskender, yokluğu sırasında da bu politikayı sürdürerek satraplarından üçte birini değiştirmiş, altısını öldürtmüştü. M.Ö. 324 ilkbaharında Susa'ya vardığında hazine görevlisi Harpalos'un 6 bin paralı asker ve 5 bin talentle Yunanistan'a kaçtığını öğrendi (Harpalos daha sonra Girit'te öldürüldü). Makedonyalılarla Persleri kaynaştırma politikasına daha çok ağırlık verdiği bu dönemde, Dareios'un kızı Barsine'yle (Stateira olarak da bilinir) evlendi ve komutanlarıyla askerlerini de aynı yolu izlemeye özendirdi. Ama Perslerin ordu ve yönetimde giderek eşit bir konuma yükselmesi Makedonyalıların tepkisini çekmeye başladı. Makedonya'da askeri eğitim gören 30 bin Persli gencin dönüşü, Baktriane, Soğdiana ve Arakhosia gibi Doğu ülkelerinden gelenlerin süvari birliğine, ayrıca Pers soylularının kraliyet muhafız birliğine alınmaları bu hoşnutsuzluğu daha da artırdı. İskender'in Makedonyalı eski askerleri ülkeye geri göndermeye karar vermesi, imparatorluğun güç ve yönetim merkezini Asya'ya kaydırmaya yönelik bir girişim olarak değerlendirildi. M.Ö. 324'te Gpis'te çıkan ayaklanmaya kraliyet muhafızları dışında bütün ordu katıldı. Bunun üzerine İskender bütün orduyu dağıtarak Perslerden yeni bir ordu kurdu ve ayaklanmanın sona ermesinden sonra 10 bin eski askeri armağanlarla yurda gönderdi. Bu sayede ordu daha da güçlendi.









Toprakhan isimli üye çevrimdışı   Alıntı Yap ve Yanıtla
Alt 16.04.12, 04:25 AM   #3
Moderatör
Toprakhan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: 06.04.08
Mesajlar: 7.451
Konular: 6677
Tecrübe Puanı: 3
Rep Point : 1612
Rep Level : Toprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant future
Standart Mozaiklerle Yapılmış Büyük İskender Resimleri



İskender'i Generali Krateros ile birlikte Arslan Avında Gösteren Mozaik.



Pompei'de bulunmuş, Büyük İskender'in Pers hükümdarı III. Darius ile İsos Savaşında karşılaşmasını gösteren İskender döneminde yapılan mozaiğin bütünü.



Pompei'de bulunan, Büyük İskender'in Pers hükümdarı III. Darius ile yaptığı İsos Savaşı'nı temsil eden mozaikten bir kesit.



Ayni Mozaikte III. Darius (yaklaşık olarak M.Ö. 150 - M.Ö. 100 yılında resmedilmiş).




Ölümü



Kendisine tanrısal onurlar yakıştıran ve bunu Yunan kentlerine zorla kabul ettiren İskender, M.Ö. 324 kışında Luristan'da yerel halka yönelik sert bir sindirme hareketine girişti. İlkbaharda Babil'e geçerek bir bölümü uzak ülkelerden gelen elçileri kabul etti. Bu arada Hindistan'la deniz bağlantısını sağlamak için Arabistan kıyılarına yönelik bir sefer için hazırlıklara başladı. Ayrıca Hazar Denizi'nin ötesine bir keşif birliği gönderdi. Babil'de sulama kanalları yaptırmayı ve Basra Körfezi kıyılarında yeni kentler kurmayı planladığı bir sırada, uzun bir içkili eğlencenin ardından hastalandı ve on gün sonra henüz 33 yaşındayken M.Ö. 323 yılında öldü. Cenazesi önce Memfis'e, oradan İskenderiye'ye götürüldü ve burada altın bir tabuta kondu. Ölmeden Önce kendisine bu kadar büyük bir imparatorluğu kime bıraktığı sorulduğunda ise son söz olarak "En güçlünüze" cevabını verdiği söylenir.









Toprakhan isimli üye çevrimdışı   Alıntı Yap ve Yanıtla
Alt 16.04.12, 04:39 AM   #4
Moderatör
Toprakhan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: 06.04.08
Mesajlar: 7.451
Konular: 6677
Tecrübe Puanı: 3
Rep Point : 1612
Rep Level : Toprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant future
Standart Büyük İskender'i Canlandıran Sonradan Yapılmış Resim, Tablo, ve Minyatürler



İskender ve Aristo.



Büyük İskender'i ağaçla konşurken tasvir eden 14. yy. Farsça el yazması minyatür.



Jean Fouquet'in "Eski Tarih" adlı kitabından alınma İskender'in Taç Giyme Töreni, (15. yy'da resmedilmiş).



Rembrandt'ın Büyük İskender Tablosu 1655



Amazon Kraliçesinin İskenderi Ziyaretinin Temsili Tablosu. (Kaiverros, 1696).



Büyük İskender ve İran Kralı III. Darius (Fransızca Bakır Levha, 17. yy.)



Büyük İskender'in Babil'e Girişi, (Charles Le Brun, 1673).



Büyük İskender ve karısı Roxane (Pietro Antonio Rotari'nin tablosu, 1756)



Paurava Kralı Porus Hydaspes Irmağı Savaşı'nda Büyük İskender ile savaşırken.



Büyük İskender'in Doğuda Kazanmış olduğu son savaşı olan Gidaspov Meydan Muharebesi neticesinde tutsak Paurava Kralı Porus'u huzuruna kabûlu.



İskender'in Hindistan'ı fethini canlandıran temsili resimde Büyük İskender tutsak Paurava Kralı Porus birlikte.





Ünlü Atinalı Hetaera "Thais" (daha sonra Büyük İskender'in güvenilir bir generali ve Mısır kralı Ptolemaios I Soter'le evlenen) Büyük İskender'i Persepolis Sarayında düzenlenen şölenden sonra sarayı ateşe vermeye davet edişini canlandıran tablo, (Rakam G. Simon).


[Sitemiz Kurallarına Uyunuz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
İskender'in Ölümü (von Pilotyn, 1886).



1. yy.'da yaşayan Antik Yunan Tarihçisi Diodorus Siculos'un verdiği bilgilere dayanılarak 19. yy.'da resmedilen Büyük İskender'in Cenaze Töreni.










İskenderin ölümünden sonra imparatorluk 4 parçaya ayrıldı. Cassander Yunanistan'a, Creatus ve Antigonos Batı Asya'ya, Selevkos Doğuya, Ptolemaios ise Mısır'a hükümdar oldular. Cassander güce olan tutkusunu kısa zamanda göstererek 7 yıl sonra İskender'in annesi Olimpias'ı idam ettirdi. 12. yılın sonunda ise İskenderin karısı Roksana ve imparatorluğun gerçek varisi olan oğlunu zehirlettirdiğinde ise artık İskender'in soyunu tamamen kurutmayı başarmıştı. İskender'in metresi Barsine'den doğan oğlu Herakles'i de zehirletti. Hatta Antipatrid Hanedanı'nın kurucusu olan Cassander'in İskender'in ölümünden sorumlu olduğu da iddia edilmektedir.

Değerlendirme

Genç yaşta ölmesine karşın 12 yıl 8 ay süren hükümdarlık dönemine büyük çaplı seferleri sığdıran İskender'in kurduğu geniş imparatorluk temelde Perslerden kalma yönetim sistemine dayanıyordu. Bununla birlikte yerel satraplara bağlı olmayan tahsildarlardan oluşan merkezî bir vergi toplama mekanizması kurarak yeni bir mali sistemin temelini attığı bilinmektedir. Görevlilerin yolsuzlukları ve yiyiciliği nedeniyle bu sistemi iyi işletememekle birlikte, sikke çıkarma hakkını tekeline alarak ve Pers hazinelerinde birikmiş gümüş ve altını para biçiminde piyasaya sürerek bütün Önasya'da ve Akdeniz'de ticaret ve para ekonomisini geliştirdiği söylenebilir.









Toprakhan isimli üye çevrimdışı   Alıntı Yap ve Yanıtla
Alt 16.04.12, 04:47 AM   #5
Moderatör
Toprakhan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: 06.04.08
Mesajlar: 7.451
Konular: 6677
Tecrübe Puanı: 3
Rep Point : 1612
Rep Level : Toprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant future
Standart Büyük İskender Adına Basılmış Para Örnekleri



Mısır'da Büyük İskender adına bastırılan para.



Hindistan'ın fethini anımsatan, Büyük İskenderin kafa derisini bir fil şeklinde tasavvur eden, Potolemi (Batlamyus)'nin kitabından alınma bir Para resmi.



Büyük İskender adına bastırılan para.



Büyük İskender adına basılmış madeni para.



Hindistan'da Yürüttüğü Başarılı Seferleri Kayıt Altına Almak için Büyük İskenderin Kafasını Bir Fil Olarak Gösteren Para Örneği (Potolemi (Batlamyus)'nin kitabından alınma).




Öte yandan İskender'in yeni kentler kurması (Plutarkhos bu kentlerin sayısının 70'in üzerinde olduğunu söyler) Yunan yayılmasında yeni bir dönem açtı. Askeri birer üs olarak kurulan, ama zamanla birer kültür ve ticaret merkezine dönüşen bu kentler Eski Yunan etkisinin Hindistan'a kadar yayılmasında önemli rol oynadı. Bu arada Pers-Makedonya karışımıyla yeni bir ırk yaratma girişimi sonuçsuz kaldıysa da, Yunan kültürüne yatkın, ama Doğu'ya özgü yeni bir soylu sınıfı ortaya çıktı. Kendisini ve askerlerini en güç işlere yöneltmeyi başaran güçlü bir irade ve yetenekle esnek bir düşünce yapısını birleştiren İskender, koşullar gerektirdiğinde geri çekilmeyi ve değişiklikler yapmayı bilen bir kişiydi. Düş gücü ve romantizmi kendisini Herakles, Akhilleus, ve Diyojen gibi kahramanlarla özdeşleştirmesine yol açacak ölçüde güçlüydü. Çabuk öfkelenme, acımasızlık ve inatçılık gibi özellikleri uzun seferlerde daha çok ortaya çıkıyordu. Güvenmediği kişileri hiç sorgulamadan öldürmekten çekinmemesine karşın, adamları onun peşinden gidiyor, ona bağlı kalıyor ve güçlüklere katlanıyordu. Dünyanın en büyük askeri dehaları arasında sayılan İskender, değişik kuvvetleri bir arada kullanmada ve düşmanın yeni savaş biçimlerine yeni taktiklerle karşı koymada son derece ustaydı. Yaratıcılığıyla, savaşın sonucunu belirleyecek fırsatları değerlerdirmeyi çok iyi bilirdi.










Toprakhan isimli üye çevrimdışı   Alıntı Yap ve Yanıtla
Alt 16.04.12, 05:05 AM   #6
Moderatör
Toprakhan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: 06.04.08
Mesajlar: 7.451
Konular: 6677
Tecrübe Puanı: 3
Rep Point : 1612
Rep Level : Toprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant future
Standart İskender'in Ordusunun Hindistan Seferi Esnasında İzlediği Yolların Haritaları


Granikos, İsos ve Gaugamela Savaş Alanları ile Büyük İskender'in Ordusunun Hindistan Seferi Esnasında İzlediği Yolların Haritaları



Milet'te ele geçirilen M.Ö. 5. Yüzyıl'da Yunanlı Tarihçi Hecataeus'a ait Büyük İskender Zamanında Bilinen Dünya Haritası



Büyük İskender Ordusunun Makedonya'dan yola çıkarak Ege sahillerinde takip ettiği yollar M.Ö. 334.



Granikos Savaş Alanı



Büyük İskender Ordusunun Anadolu'da takip ettiği yollar M.Ö. 333.



Büyük İskender Ordusunun takip ettiği yollar, İsos Savaşı ve Gaugamela Savaşı, M.Ö. 332.



Gaugamela Savaşı, M.Ö. 332: Birliklerin Savaş Öncesi Karşılıklı Olarak Tutmuş Oldukları Mevkîler.



Gaugamela Savaşı, M.Ö. 332: Büyük İskender'in Yapmış Olduğu Nihâi Bitirici Saldırının Krokisi.



Büyük İskender Ordusunun İran üzerinden İndus Vadisine girerken izlediği yollar.




İskender'in İmparatorluğu.



Büyük İskender'in Makedon Ordusunun Hindistan Seferinin Ayrıntıları.




"Büyük İskender İmparatorluğu'nun bir Haritası"



M.Ö. 323 yılında ölümünden sonra Büyük İskender'in ardında bıraktığı Makedon İmparatorluğu.



En Geniş Sınırlarında İskender İmparatorluğu Haritası.



İskenderiye'de bulunan İskender'in Fetihleri esnasında izlediği yolları gösteren harita.



İskender'in kısa süren hükümdarlığı, Avrupa ve Asya tarihi açısından önemli bir dönüm noktası sayılır. Seferleri ve bilimsel araştırmalara merakı, coğrafya ve doğa tarihi gibi konulardaki bilgilerin gelişmesine katkıda bulunmuş, ayrıca büyük uygarlık merkezlerinin geliştirdiği bilgi birikiminin ortak bir potada kaynaşmasına zemin hazırlamıştır. Siyasal açıdan olmasa bile, ekonomik ve kültürel açıdan Cebelitarık'tan Pencap'a uzanan, ticarete ve toplumsal ilişkilere açık bir imparatorluk kurduğu ve ortak sayılabilecek bir uygarlığa ve bir lingua franca(*) olarak Yunan Koine lehçesine dayalı yeni bir dünya meydana getirdiği söylenebilir.


Sonuçta İskender kendisinin Herakles'in soyundan geldiğini benimsemesi ve kendisini tanrısallaştırması onun halkın gözündeki büyüklüğünü ifade etmekteydi. Temsil edilen figürlerinde bile kendisini Amon gibi koç boynuzu ile, Herakles gibi Aslan başlı postuyla göstermektedir.








Toprakhan isimli üye çevrimdışı   Alıntı Yap ve Yanıtla
Alt 16.04.12, 05:08 AM   #7
Moderatör
Toprakhan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: 06.04.08
Mesajlar: 7.451
Konular: 6677
Tecrübe Puanı: 3
Rep Point : 1612
Rep Level : Toprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant futureToprakhan has a brilliant future
Standart İskender'in askeri taktikleri ve stratejileri



Babil'in Asma Bahçeleri(Maarten van Heemskerck)


II. Filip'in ordusunda mızraklarının boyları 3.5-4 m kadar uzun olan ve pezheteroi ya da phalangitai adlı askerler bulunuyordu. Bu disiplinli askerler phalanx adlı bir sistemle savaşıyorlardı. Falanks (phalanx) birliği normalden 2 kat daha uzun olan ve "sarissa" olarak isimlendirilen mızrakları kullanan askerlerden oluşuyordu. Phalanx'ta ilk sıralardaki askerler mızraklarını öne doğru uzatır ve düşmana mızraktan bir duvar örerlerdi. Bu sayede İskender'in babası Philip Phalanx'a göre daha kısa mızrakları bulunan Yunan şehir devletlerindeki hopliteleri, Trakya kabilelerini ve bölgedeki diğer uluslara karşı üstünlük sağlamıştır. II. Filip'in ölümünden sonra yerine geçen İskender Falanks'ları güçlü champonion süvarileriyle desteklemiş ve ek olarak hypaspiste gibi yeni birimler oluşturarak phalanxlara koruma sağlamıştır. Buna ek olarak İskender ele geçirdiği bölgelerdeki Teselyalı süvariler, Rodoslu sapancılar, Giritli okçular gibi birlikleri de ordusuna katmış ve üstün stratejileriyle dağınık ve stratejileri sayı üstünlüğüne dayanan ve daha çok hafif donanımlı birimlerden oluşan Perslileri sayıca az olmasına rağmen yenilgiye uğratmış ve helenik uygarlığı başlatmıştır. Daha sonraki dönemlerde orduda fillerde kullanılmıştır.








Toprakhan isimli üye çevrimdışı   Alıntı Yap ve Yanıtla
Yanıtla

Etiketler
aleksandros, buyuk, iii, iskender, krali, makedonya

Konuyu toplam 3 üye okuyor. (0 kayıtlı üye ve 3 misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Yazan Forum Ynt Son Mesaj
Makedonya aytim Ülkeleri Tanıyalım 2 02.04.11 03:59 AM
Makedonya Bhutan Ülkeler Tarihi 0 27.07.09 01:05 AM
Büyük İskender kozakelebegi Medeniyetler Tarihi 0 26.07.09 09:11 PM
Makedonya Cephesi aytim Tarih 0 01.02.09 09:07 PM
Köfteli İskender aytim Köfte-Kebaplar 0 06.12.08 09:57 PM

vBulletin® Version 3.7.0 Beta 4