Bhutan
13.04.08, 04:19 AM
[Only Registered Users Can See Links]
Bu Kış adını sıkça duyduğumuz Sibirya, deyim yerindeyse aldığın nefesin bile buz tuttuğu bir bölge.
Asya'nın kuzeyinde yer alan Sibirya, 12.800.000 km²'lik yüzölçümüyle Rusya'nın yüzde 60'tan fazlasını kaplar. Batıda Ural Dağları'ndan doğuda Büyük Okyanus'a kadar uzanır. Kuzeyinde Kuzey Buz Denizi vardır. Sibirya'nın güneyinde, batıdan doğuya doğru, Kazakistan, Moğolistan ve Çin Halk Cumhuriyeti yer alır. Sibirya'nın nüfusu yaklaşık 40 milyondur.
Dünyanın en soğuk yerlerinden biri olarak bilinen Antartika kıtasında kışları sıcaklık -78,3 °C'ye, Sibirya'nın kuzeydoğusundaki Verhoyansk ve Oymyakon'da ise -72,7 °C'ye düşer.
Sibirya'nın en kuzeyinde tundralar yer alır. Buralardaki kış dokuz ay sürer ve yazın yalnızca toprağın üzerindeki buzlar erir. Daha güneyde iğneyapraklı ağaçlardan oluşan ve tayga adı verilen geniş orman kuşağına rastlanır.
Sibirya'nın değişik kesimlerinde Hunlar, Kırgızlar, Moğollar ve başka halklar egemenlik kurdu. İS 13. yüzyılda ise Sibirya'nın güneyi bütünüyle Cengiz Han'ın kurduğu Moğol İmparatorluğu'nun yönetimine girdi. 13.-16. yüzyıllarda Sibirya'nın batısında Altınordu Devleti bulunuyordu.
Bu devletin yıkılışıyla birlikte ortaya bağımsız hanlıklar çıktı. Tatarca'da "uyuyan toprak" anlamındaki Sibirya adı, Tatarlar'ın Altınordu topraklarında kurduğu Sibir (Sibirya) Hanlığı'ndan gelir. Bu sırada doğuya doğru yayılmaya başlayan Ruslar 1582'de Yermak Timorfeyeviç adlı bir Kazak'ın önderliğinde Tatarlar'ı yenilgiye uğrattılar. Yermak'ın ölümü üzerine Ruslar Sibirya'yı terk ettilerse de çarlıktan destek alan avcılar ve kâşifler Urallar'ı aşarak iç kesimlere yöneldiler. Doğuya doğru ilerlerken kaleler yaptılar ve 1630'da Lena Irmağı'na vardılar.
1639'da Büyük Okyanus kıyısına ulaştılar. Çok geçmeden Baykal Gölü çevresinde yaşayan ve Rus egmenliğine direnen Moğol kökenli Buryatlar'a boyun eğdirdiler. Rus Çarı I. Petro'nun (1672-1725) yönetimine gelmesinden sonra, devletin tehlikeli bulduğu adi ve siyasal suçlular sürgün ve kürek cezalarını çekmek üzere Sibirya'ya gönderildiler. Serflikten kurtulmak isteyen pek çok köylü ise Batı Sibirya'ya yerleşti.
1891-1904 arasında tamamlanan Trans Sibirya Demiryolu bölgeye yerleşimi hızlandırdı. 1900'den sonra sürgünlerin sayısı azalırken, nüfusta artış görüldü. Sibirya 1922'de Rus Sovyet Federe Sosyalist Cumhuriyeti sınırları içine alındı. Bu tarihten sonra sanayinin gelişmesi ve doğal kaynakların değerlendirilmesi için özel çaba gösterildi. Tüm bu çabalara karşın Sibirya'da hâlâ el değmemiş zengin maden kaynakları vardır
Bu Kış adını sıkça duyduğumuz Sibirya, deyim yerindeyse aldığın nefesin bile buz tuttuğu bir bölge.
Asya'nın kuzeyinde yer alan Sibirya, 12.800.000 km²'lik yüzölçümüyle Rusya'nın yüzde 60'tan fazlasını kaplar. Batıda Ural Dağları'ndan doğuda Büyük Okyanus'a kadar uzanır. Kuzeyinde Kuzey Buz Denizi vardır. Sibirya'nın güneyinde, batıdan doğuya doğru, Kazakistan, Moğolistan ve Çin Halk Cumhuriyeti yer alır. Sibirya'nın nüfusu yaklaşık 40 milyondur.
Dünyanın en soğuk yerlerinden biri olarak bilinen Antartika kıtasında kışları sıcaklık -78,3 °C'ye, Sibirya'nın kuzeydoğusundaki Verhoyansk ve Oymyakon'da ise -72,7 °C'ye düşer.
Sibirya'nın en kuzeyinde tundralar yer alır. Buralardaki kış dokuz ay sürer ve yazın yalnızca toprağın üzerindeki buzlar erir. Daha güneyde iğneyapraklı ağaçlardan oluşan ve tayga adı verilen geniş orman kuşağına rastlanır.
Sibirya'nın değişik kesimlerinde Hunlar, Kırgızlar, Moğollar ve başka halklar egemenlik kurdu. İS 13. yüzyılda ise Sibirya'nın güneyi bütünüyle Cengiz Han'ın kurduğu Moğol İmparatorluğu'nun yönetimine girdi. 13.-16. yüzyıllarda Sibirya'nın batısında Altınordu Devleti bulunuyordu.
Bu devletin yıkılışıyla birlikte ortaya bağımsız hanlıklar çıktı. Tatarca'da "uyuyan toprak" anlamındaki Sibirya adı, Tatarlar'ın Altınordu topraklarında kurduğu Sibir (Sibirya) Hanlığı'ndan gelir. Bu sırada doğuya doğru yayılmaya başlayan Ruslar 1582'de Yermak Timorfeyeviç adlı bir Kazak'ın önderliğinde Tatarlar'ı yenilgiye uğrattılar. Yermak'ın ölümü üzerine Ruslar Sibirya'yı terk ettilerse de çarlıktan destek alan avcılar ve kâşifler Urallar'ı aşarak iç kesimlere yöneldiler. Doğuya doğru ilerlerken kaleler yaptılar ve 1630'da Lena Irmağı'na vardılar.
1639'da Büyük Okyanus kıyısına ulaştılar. Çok geçmeden Baykal Gölü çevresinde yaşayan ve Rus egmenliğine direnen Moğol kökenli Buryatlar'a boyun eğdirdiler. Rus Çarı I. Petro'nun (1672-1725) yönetimine gelmesinden sonra, devletin tehlikeli bulduğu adi ve siyasal suçlular sürgün ve kürek cezalarını çekmek üzere Sibirya'ya gönderildiler. Serflikten kurtulmak isteyen pek çok köylü ise Batı Sibirya'ya yerleşti.
1891-1904 arasında tamamlanan Trans Sibirya Demiryolu bölgeye yerleşimi hızlandırdı. 1900'den sonra sürgünlerin sayısı azalırken, nüfusta artış görüldü. Sibirya 1922'de Rus Sovyet Federe Sosyalist Cumhuriyeti sınırları içine alındı. Bu tarihten sonra sanayinin gelişmesi ve doğal kaynakların değerlendirilmesi için özel çaba gösterildi. Tüm bu çabalara karşın Sibirya'da hâlâ el değmemiş zengin maden kaynakları vardır