aytim
24.10.08, 12:28 AM
Sevilen kelimesi sadece aşık olunan, eş olan kişi için geçerli değil... Pek çok sevgi çeşidini ve pek çok sevileni kapsıyor… Bunlardan biri de dostluklar...
[Only Registered Users Can See Links]
Eski Türklerde askerler savaşırken arkadan gelecek herhangi bir saldırıyı kontrol edebilmek için sırtlarını bir ağaca, kaya veya taşa vererek ok atarlarmış.
Atalarımız genelde bozkır hayatı yaşadıkları için bu sırt dayanan nesne genelde bir taş veya kaya olurmuş. Yıllar sonra sırt dayanan taşın ismi ARKA-TAŞ dan ARKADAŞ şeklinde dilimize yerleşmiş ve bugün bile güvenebileceğimiz, bizi arkadan vurmayacak olan, samimiyetine güvendiğimiz kişilere verdiğimiz
isimdir.
Aşk ve arkadaşlık bir gün yolda karşılaşırlar.
Aşk, kendinden emin bir şekilde sorar;
-Ben senden daha samimi ve daha cana yakınım sen niye varsın ki bu dünyada?
Arkadaşlık cevap verir:
-Sen gittikten sonra bıraktığın gözyaşlarını silmek için varım...
[Only Registered Users Can See Links]
Sevilen kelimesi sadece aşık olunan, eş olan kişi için geçerli değil... Pek çok sevgi çeşidini ve pek çok sevileni kapsıyor… Bunlardan biri de dostluklar...
Soruyorum kendime gerçek arkadaşlık nasıl olur? Gerçek arkadaş kimdir? Peki ya ben birisine hiç gerçek bir arkadaş olabildim mi?
Cevaplaması zor olan sorular... Uzun bir düşünme süreci sonunda bazı çıkartmalar elde ettim, ama doğruluğunu ancak zaman test edecek.
Klasik dostluk tanımlarına girmeye kalkarsam, yanılma şansım çok yüksek... ki bunca yıldır düştüğüm yanılgıların bir nedeni de olayın, biri yüzeysel diğeri derin olmak üzere iki taraflı anlamı olması...
Şimdi anlıyorum ki,
Dostluk oturup saatlerce konuşabilmek, konudan konuya uçar gibi zıplamak, fikirleri tartışmak değilmiş....
* Dostluk, onun ihtiyacı olduğunda sessizce onu dinleyebilmekmiş...
Dostluk, O'na kendi bakış açımı göstermek ve onun farklı bir görüş kazanmasını sağlamak değilmiş...
* Dostluk, ne kadar ters olursa olsun, O'nun gözleri ile bakmayı başarabilmek demekmiş...
Dostluk, dostun bir yanlıştan öbür yanlışa adeta sürüklenircesine giderken, O'na dur demek ve hata yapmasını engellemek değilmiş...
* Dostluk, O hata yaparken, acı çekerken ve sonucunda tecrübe kazanırken bu süreçleri onunla birlikte yaşayabilmek demekmiş...
Dostluk, O'na neyin doğru olduğunu söylemek değilmiş...
* Dostluk, Onu kırmadan saygı ile dinleyebilmek ve söylediklerini eleştirmeden anlayabilmek demekmiş...
Dostluk, O'nun duygularını hiçe sayarak, katı dürüstlük demek değilmiş...
* Dostluk, bazen O’nun duymak istediğini söylemek demekmiş…
Dostluk, O'nun adına karar vermek demek değilmiş...
* Dostluk, O’nun ne istediğini öğrenmek için çaba sarfetmek demekmiş...
Dostluk, O'nu aynı ruhun parçası gibi benimsemek değilmiş...
* Dostluk, O'nun tecrübesine, duygularına, düşüncelerine, kararlarına, isteklerine, hayallerine saygı gösterebilmek, farklılıklarını görebilmek demekmiş...
Bu tür bir anlayışı içeren bir ilişki, adı ne olursa olsun, aşk, arkadaşlık, komşuluk, dostluk... güzel olmazda ne olur?
[Only Registered Users Can See Links]
Sıradan arkadaş sizi hiç ağlarken görmemiştir!
Gerçek arkadaş size üzerinde ağlayabileceğiniz bir omuz verir...
Sıradan arkadaş anne-babanızın adını bilmez!
Gerçek arkadaş onların isimlerini adres defterine yazmıştır...
Sıradan arkadaş verdiğiniz partiye bir şişe şarap getirir!
Gerçek arkadaş partiye erken gelip hazırlıklara yardım eder ve parti bitince etrafı toplamanıza yardım etmek için kalır..
Sıradan arkadaş, tam o yattıktan sonra aradınız diye sitem eder!
Gerçek arkadaş, neden bu saate kadar aramadığınızı merak eder...
Sıradan arkadaş problemlerinizi dinlemek ister!
Gerçek arkadaş problemlerinizi çözmek ister...
Sıradan arkadaş romantik ilişkilerinizin geçmişini öğrenmek ister!
Gerçek arkadaş, bu konuda onun bilmediğini sandığınız her şeyi sağlar...
Sıradan arkadaş evinize geldiğinde misafir gibi davranır!
Gerçek arkadaş evinize geldiğinde buzdolabını açıp kendine içecek bir şeyler alır...
Sıradan arkadaş bir tartışma yaşadığınızda arkadaşlığınızın bittiğini düşünür!
Gerçek arkadaş ciddi bir olay yaşamadan birbirinize ne ifade ettiğinizin belli olmayacağını düşünür...
Sıradan arkadaş her zaman yanında olmanızı bekler!
Gerçek arkadaş her zaman yanınızda olmak ister...
Her an yağsa hüzün düşse yapraklar
Hayat ağacımda dalsın arkadaş
Coşup akan selle doysa topraklar
İmdadıma gelen salsın arkadaş
Umuda kapanmış olsa da yollar
Ummadığın anda boş kalsa kollar
Şu garip ruhumu incitse kullar
Ufkuma aydınlık yolsun arkadaş
Dersin başka kimse çekmez nazımı
Bilirsin aslında ince sızımı
Ortak olup paylaş alın yazımı
Niye suskun dilin? lâlsın arkadaş
Döktüm hep derdimi oldun yanımda
Dostluk deryasısın dünya hanımda
Damarsın bedende her an kanımda
Sırlar kovanında balsın arkadaş
Ses versen yüceden duysam çağrını
Kendinle kalıpta deşme bağrını
Gel dost dergahında dindir ağrını
Yükleme elemi kalsın arkadaş
Gerçek dostlukların geçmez dönemi
Sıcak bir sohbetin çoktur önemi
Gülüşünle bahar sardı sînemi
Melekler bahtına gülsün arkadaş
"Bütün bu söylediklerimizden sonra, eminim siz de çevrenizdeki ilişkileri düşünmeye başlamışsınızdır."
Hiç bir zaman arkadaşsız kalmamanız dileğiyle...
[Only Registered Users Can See Links]
Eski Türklerde askerler savaşırken arkadan gelecek herhangi bir saldırıyı kontrol edebilmek için sırtlarını bir ağaca, kaya veya taşa vererek ok atarlarmış.
Atalarımız genelde bozkır hayatı yaşadıkları için bu sırt dayanan nesne genelde bir taş veya kaya olurmuş. Yıllar sonra sırt dayanan taşın ismi ARKA-TAŞ dan ARKADAŞ şeklinde dilimize yerleşmiş ve bugün bile güvenebileceğimiz, bizi arkadan vurmayacak olan, samimiyetine güvendiğimiz kişilere verdiğimiz
isimdir.
Aşk ve arkadaşlık bir gün yolda karşılaşırlar.
Aşk, kendinden emin bir şekilde sorar;
-Ben senden daha samimi ve daha cana yakınım sen niye varsın ki bu dünyada?
Arkadaşlık cevap verir:
-Sen gittikten sonra bıraktığın gözyaşlarını silmek için varım...
[Only Registered Users Can See Links]
Sevilen kelimesi sadece aşık olunan, eş olan kişi için geçerli değil... Pek çok sevgi çeşidini ve pek çok sevileni kapsıyor… Bunlardan biri de dostluklar...
Soruyorum kendime gerçek arkadaşlık nasıl olur? Gerçek arkadaş kimdir? Peki ya ben birisine hiç gerçek bir arkadaş olabildim mi?
Cevaplaması zor olan sorular... Uzun bir düşünme süreci sonunda bazı çıkartmalar elde ettim, ama doğruluğunu ancak zaman test edecek.
Klasik dostluk tanımlarına girmeye kalkarsam, yanılma şansım çok yüksek... ki bunca yıldır düştüğüm yanılgıların bir nedeni de olayın, biri yüzeysel diğeri derin olmak üzere iki taraflı anlamı olması...
Şimdi anlıyorum ki,
Dostluk oturup saatlerce konuşabilmek, konudan konuya uçar gibi zıplamak, fikirleri tartışmak değilmiş....
* Dostluk, onun ihtiyacı olduğunda sessizce onu dinleyebilmekmiş...
Dostluk, O'na kendi bakış açımı göstermek ve onun farklı bir görüş kazanmasını sağlamak değilmiş...
* Dostluk, ne kadar ters olursa olsun, O'nun gözleri ile bakmayı başarabilmek demekmiş...
Dostluk, dostun bir yanlıştan öbür yanlışa adeta sürüklenircesine giderken, O'na dur demek ve hata yapmasını engellemek değilmiş...
* Dostluk, O hata yaparken, acı çekerken ve sonucunda tecrübe kazanırken bu süreçleri onunla birlikte yaşayabilmek demekmiş...
Dostluk, O'na neyin doğru olduğunu söylemek değilmiş...
* Dostluk, Onu kırmadan saygı ile dinleyebilmek ve söylediklerini eleştirmeden anlayabilmek demekmiş...
Dostluk, O'nun duygularını hiçe sayarak, katı dürüstlük demek değilmiş...
* Dostluk, bazen O’nun duymak istediğini söylemek demekmiş…
Dostluk, O'nun adına karar vermek demek değilmiş...
* Dostluk, O’nun ne istediğini öğrenmek için çaba sarfetmek demekmiş...
Dostluk, O'nu aynı ruhun parçası gibi benimsemek değilmiş...
* Dostluk, O'nun tecrübesine, duygularına, düşüncelerine, kararlarına, isteklerine, hayallerine saygı gösterebilmek, farklılıklarını görebilmek demekmiş...
Bu tür bir anlayışı içeren bir ilişki, adı ne olursa olsun, aşk, arkadaşlık, komşuluk, dostluk... güzel olmazda ne olur?
[Only Registered Users Can See Links]
Sıradan arkadaş sizi hiç ağlarken görmemiştir!
Gerçek arkadaş size üzerinde ağlayabileceğiniz bir omuz verir...
Sıradan arkadaş anne-babanızın adını bilmez!
Gerçek arkadaş onların isimlerini adres defterine yazmıştır...
Sıradan arkadaş verdiğiniz partiye bir şişe şarap getirir!
Gerçek arkadaş partiye erken gelip hazırlıklara yardım eder ve parti bitince etrafı toplamanıza yardım etmek için kalır..
Sıradan arkadaş, tam o yattıktan sonra aradınız diye sitem eder!
Gerçek arkadaş, neden bu saate kadar aramadığınızı merak eder...
Sıradan arkadaş problemlerinizi dinlemek ister!
Gerçek arkadaş problemlerinizi çözmek ister...
Sıradan arkadaş romantik ilişkilerinizin geçmişini öğrenmek ister!
Gerçek arkadaş, bu konuda onun bilmediğini sandığınız her şeyi sağlar...
Sıradan arkadaş evinize geldiğinde misafir gibi davranır!
Gerçek arkadaş evinize geldiğinde buzdolabını açıp kendine içecek bir şeyler alır...
Sıradan arkadaş bir tartışma yaşadığınızda arkadaşlığınızın bittiğini düşünür!
Gerçek arkadaş ciddi bir olay yaşamadan birbirinize ne ifade ettiğinizin belli olmayacağını düşünür...
Sıradan arkadaş her zaman yanında olmanızı bekler!
Gerçek arkadaş her zaman yanınızda olmak ister...
Her an yağsa hüzün düşse yapraklar
Hayat ağacımda dalsın arkadaş
Coşup akan selle doysa topraklar
İmdadıma gelen salsın arkadaş
Umuda kapanmış olsa da yollar
Ummadığın anda boş kalsa kollar
Şu garip ruhumu incitse kullar
Ufkuma aydınlık yolsun arkadaş
Dersin başka kimse çekmez nazımı
Bilirsin aslında ince sızımı
Ortak olup paylaş alın yazımı
Niye suskun dilin? lâlsın arkadaş
Döktüm hep derdimi oldun yanımda
Dostluk deryasısın dünya hanımda
Damarsın bedende her an kanımda
Sırlar kovanında balsın arkadaş
Ses versen yüceden duysam çağrını
Kendinle kalıpta deşme bağrını
Gel dost dergahında dindir ağrını
Yükleme elemi kalsın arkadaş
Gerçek dostlukların geçmez dönemi
Sıcak bir sohbetin çoktur önemi
Gülüşünle bahar sardı sînemi
Melekler bahtına gülsün arkadaş
"Bütün bu söylediklerimizden sonra, eminim siz de çevrenizdeki ilişkileri düşünmeye başlamışsınızdır."
Hiç bir zaman arkadaşsız kalmamanız dileğiyle...