PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Mihrimah Sultan Cami Hakkında Bilgi Ve Resimler


MaVi
18.09.11, 09:42 PM
[Only Registered Users Can See Links]

TARİHÇESİ :

Fatih Edirnekapı’da Fatih’in ordularının şehre girdiği gediklerin karşısındadır. Cami, bulunduğu semtin adıyla “Edirnekapı Camii” olarak da anılmaktadır. İstanbul’un sur içinde kalan bölümünün en yüksek noktasında yer alan cami, H.973/M.1565 yılında Kanûni Sultan Süleyman’ın (Haseki Hürrem’den doğan) kızı, aynı zamanda Sadrâzam Rüstem Paşa’nın eşi olan Mihrimah Sultân tarafından yaptırılmıştır. Osmanlı mimârisinin güzîde şaheserlerinden olan cami, Mimar Sinan’ın eseridir. Mihrimah Sultân adınıa yaptırılan diğer bir cami de Üsküdar İskelesi yakınındadır.

MİMARİ YAPISI :

Vakfiyesine göre câmi inşaatı üç yıl gibi kısa bir sürede tamamlanmıştır. Sinan’ın eseri olan bu külliye, 17 hücreli medrese, sıbyan mektebi, çifte hamam, Mihrimah Sultân’ın kızı Ayşe Hanım ve Damadı Güzel Ahmed Paşa’nın medfûn bulundukları türbe, çeşme ve bir sıra dükkandan meydana gelmiştir. Sözü edilen dükkanların bir kısmı yol genişletilmesi sırasında yıkılmıştır.

Câmi H.1132/M.1719 yılındaki depremden büyük hasara uğrayıp kubbeleri çökmüştür. Yapılan tamirden uzun yıllar sonra yine H.1312/M.1894 yılındaki depremde minaresinin devrilmesi ile son cemaat yerinin kubbelerinin çökmesi ile bir süre öylece kaldıktan sonra 20.yüzyılın başlarında Evkaf Nezareti eliyle onarılmaya başlanmıştır. Daha sonra aynı yüzyılın ortalarında külliyenin geniş çapta tamiri ele alınmıştır. Cami, dikdörtgen planı ve fevkanidir. Sinan bu camide yeni bir araştırma ile, dört paye üzerine oturan 19 m. Çapında ve 27 m. Yükseklikteki büyük ana kubbeyi, yanlara doğru kemerlerle açılan, yarı yükseklikte üçer küçük kubbe ile genişletmektedir. Yan mahfirler altışar sütunlu sivri kemerler üzerindedir. Ana kubbe yalnız başına yükselerek, takviye kuleleri arasında üç sıra pencerelerle açılmış, dört ince kalkan duvarı ve dört pandantif kalmıştır. Yedi kubbeden oluşan son cemaat revakları alçak tutulduğundan cami tepede bir anıt gibi her tarafa hakimdir. Mekan etkisi, planı ve dış mimarisi bakımından her yanından deha fışkıran yeniliklerle doludur.

Caminin tek şerefeli kesme taştan yapılmış kurşun külahlı minaresi aslına nispetle daha ince yapılmıştır. Bu bakımdan Sinan devri nispetlerine uymaz. Minarenin kürsü ve pabucu yarıya kadar kalındır. Cami içi ikiyüzdört adet penceresi ve revzenleriyle, kalem işi süslemeleriyle, hünkar mahfiliyle, aydınlık ve ferah bir mekana sahiptir. Mihrabı beyaz mermerden yapılmış, altın yaldızlı, mukarnas yaşmaklı, kitabeli ve sekiz sıra sarkıtlıdır. Minberi mermerden yapılmış geometrik süslemelerle korkuluklar şebekilidir. Kürsüsü ahşaptan yapılmış geometrik şekillerle dekorlu ve sedef kakma süslemeleriyle bezenmiştir. Üç adet giriş kapısı olan caminin ve dış kısmında yer alan ibadet alanı toplam 900 m2’dir. U biçimindeki medrese odalarının çevrelediği camii avlusunda, 16 stünlu, konik çatılı, mermer hazneli şadırvanı olup avluya iki kapıdan girilmektedir. Camiin sağ tarafında bulunan sıbyan mektebi biri kubbeli diğeri ise ayna tonozlu iki mekanlı olup, geometrik geçmeli, mermer söveli kapıdan birbirine geçilmektedir. Camiinin sol giriş kısmında musallası, ön kısmında geniş bir bahçesi ve kullanılan kuyusu vardır. Yandaki küçük mezarlığı bakımsızdır. Külliye içinde yer alan çeşme metruk ve harabe haldedir.

DİĞER BİLGİLER :

Cami görevlilerine ait meşrutalar gayrı sıhhi ve yetersizdir. Bir imam – hatibi ve iki müezzin kayyımı olan caminin 1990 yılı ramazan ayında imam – hatip için, cami yakınında bir daire satın alınmıştır. Vakit namazlarında 100 – 150, Cuma namazlarında 1500 – 2000 cemaati bulunmaktadır. Vakfiyesi H.978/M.1570-1571 tarihlidir.

MaVi
18.09.11, 09:44 PM
[Only Registered Users Can See Links]

[Only Registered Users Can See Links]

[Only Registered Users Can See Links]

[Only Registered Users Can See Links]

[Only Registered Users Can See Links]

MaVi
18.09.11, 09:45 PM
[Only Registered Users Can See Links]

[Only Registered Users Can See Links]

[Only Registered Users Can See Links]

[Only Registered Users Can See Links]

[Only Registered Users Can See Links]

MaVi
18.09.11, 09:47 PM
[Only Registered Users Can See Links]

[Only Registered Users Can See Links]

[Only Registered Users Can See Links]

[Only Registered Users Can See Links]

[Only Registered Users Can See Links]

Son Nefesim
19.09.11, 08:08 PM
Mimar Sinan ın Mihrimah Sultana olan aşkı cami yapmalara gitmiş.O zamanki aşklar bile farklı, adam aşkı için cami yaptırıyor . Şimdiki aşıklar birbirlerine saray bile yaptırsa bundan değerli olamaz

Açelya
27.09.11, 12:28 AM
Mavi ben bu caminin hikayesini okumuş ve çok etkilenmiştim.Yerimi bilmiyorum ama ben paylaşmak istedim.

Akıllara ziyan bir hesaplama ve MUHTEŞEM AŞK

Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan on yedisine bastığında, iki kişi ...onunla evlenmek ister. Mihrimah, yani Mihrü Mah, Farsca’da “Güneş ve Ay” anlamına gelir. Kızla evlenmek isteyenlerin biri Diyarbakır Valisi Rüstem Paşa diğeriyse Mimar Sinan’dır.Padişah kızını Rüstem Paşa’ya verir.Koca Sinan evlidir, ellisindedir ve de Mihrimah Sultan’a deliler gibi aşıktır! Gerçi sevdiğine kavuşamamıştır ama, aşkını, olanca güzelliğiyle sanatına yansıtmıştır.Üsküdar’a, Saray’ın isteğiyle elbet, 1540 yılında Mihrimah Sultan Camii’nin temelini atar ve 1548’de bitirir. Camiyi yaparken, eserine sanki “etekleri yerleri süpüren bir kadının” dış çizgilerini verir.

Derken, ilk kez padişah fermanı olmaksızın, Edirnekapı’da, pek kimselerin uğramadığı ıssız ama İstanbul’un en yüksek tepelerinden birine, ikinci bir eser yapmaya koyulur Mihrimah Sultan’a. Cami küçücüktür. Minaresi otuz sekiz metredir, bir adet incecik kubbesi üzerindeyse yüz 61 pencere, camiin iç güzeliğini aydınlatır. İçerdeki sarkıtlar ve minare kenarlarındaki işlemeler Mihrimah Sultan’ın topuklarını döven saçlarını anımsatır insana. İşte, aşka adanmış iki eser.

Şimdi, gidin Edirnekapı ve Üsküdar’daki camileri aynı anda görebileceğiniz bi yer seçin. Ve 21 Mart’ta, yani geceyle gündüzün eşit olduğu günde seyreyleyin. Unutmadan, 21 Mart Mihrimah Sultan’ın doğum günüdür.

Göreceğiniz manzaraysa şudur :

Edirnekapı camiinin tek minaresi ardından tepsi gibi kıpkırmızı güneş batarken, Üsküdar’daki camiinin ardından ay doğar! Mihrü Mah eşittir Güneş ve Ay. Bu nasıl akıllara ziyan bir hesaplamadır; nasıl bir güzellik anlayışıdır ....