PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Önemsenmeyen gençlik


aytim
16.09.08, 07:24 PM
.


Ülkemizin içinde bulunduğu en önemli sorunlar arasında bir sıralama yaparsak sanırım, önce işsizliği , ekonimik sorunları ve diğer klişeleşmiş kavramları ortaya koyarız.

Ancak durum hiç de öyle değil sanırım. Çünkü ekonomi düzeltilir , işsizlik azaltılır, terör sorunu çözülür. Peki ya bozuk yetişen bir nesil, bir gençlik? Düzeltilebilir mi. Çok zor bence hatta imkansız.

O zaman demek ki temel sorunumuz bozuk yetişen bir neslin varlığıdır. Kültüründen ve inançlarından bihaber toplumsal yaşamın gereklerinden oldukça uzak büyüğe saygısı küçüğe sevgisi olmayan bir gençlik ülkemiz açısından içler acısıdır.

Geçenlerde internet üzerinde bir video paylaşımı izledim. Yerel bir kanalın muhabiri il mkerkezinde Çanakkale Savaşı hakkında insanların ne kadar bilgili oldukları hakkında röportaj yapıyor.
Ve ne yazık ki Çanakkalede şehit olan 253000 şehidin mirasçısı olan gençler Çanakkaleden habersiz. Hatta öyle ki bir genç Çanakkale Savaşı sırasında 'Türkiyenin Cumhurbaşkanı kimdi.' gibi bir soruya hiç düşünmeden 'Kenan Evren' yanıtını verdi.Ancak aynı insanlara bugün şu ünlü kiminle geziyor , hangi bayan sanatçı 'üstsüz' yakalandı diye sorsanız şaşırmadan doğru cevapları verir.

Aynı gençlere Kurtlar Vadisi dizisinin bilmem hangi bölümünde, Polat kaç kişiyi öldürdü. Avrupa Yakası dizisinde Burhan hangi espriyi yaptı diye sorsanız jest ve mimkleriyle beraber anlatır. Ancak iş tarihe geldi mi , iş kültüre geldi mi. Bilgisizlik diz boyu.

Bir ülkede gençlik okumuyorsa , gençlik ülke sorunlarına karşı duyarsızsa, magazin ve eğlence yaşamı önem sıralamasında birinci hale gelmişse o ülkenin yarınlarından endişe etmesi gerekir.

Hepimiz Atatürkçüyüz ama sözde. Atatürk bu ülkeyi bize emanet etti peki biz ulu önderin Muassır Medeniyetler seviyesinin üstüne çıkma hedefini gerçekleştirebildik mi? Ülkemize sahip çıkma konusunda üzerimize düşenleri yaptık mı?
Açıkça hayır.

Öyleyse bu ülkenin temel sorunu ne işsizlik ne de yoksulluktur. Ülkemizin temel sorunu gençliğin giderek kendi öz değerlerinden uzakşlaşması ve globalleşme adına bencil hale gelmesidir.

Son söz olarak işsizlik düzeltilir, ekonomi iyi hale getirilir ancak bozuk yetişen bir nesli düzeltmek çok zor hatta sanırım imkansızdır.

Saygı ve sevgilerle....

Synchron
16.09.08, 08:45 PM
NE yazık ki kesinlikle doğru, bu apaçık bi şekilde ortada olduğu halde kimse kimsenin umrunda değil, herkez kendi işine bakıyo, herkez ben mutlu olim, herşeyin en kolayına alışim, başka bişey önemli değil düşüncesinde :( [Öğrensem N'oolucak(bunu bende yapıyorum :(]

Bunun başlıca sebebide ülke toplumunun çoook karışık, bir yerde herşey zirvedeyken bir yerde herşeyin zıt yönünde olmasıdır, tabi bunların hepsi baştan sona insanların suçu değil, ekonomi dicem ama düzgünce düşündüğümüzde herşeyin başlıca sebebi geçmiştir, ağaç yaş iken eğilir misali bazı şeylerin en baştan eksik yapıldığını düşünüyorum... neyse çok zırvaladım :S
(tamamen kendi görüşlerimdir bunlar)

aytim
16.09.08, 08:50 PM
NE yazık ki kesinlikle doğru, bu apaçık bi şekilde ortada olduğu halde kimse kimsenin umrunda değil, herkez kendi işine bakıyo, herkez ben mutlu olim, herşeyin en kolayına alışim, başka bişey önemli değil düşüncesinde :( [Öğrensem N'oolucak(bunu bende yapıyorum :(]

Bunun başlıca sebebide ülke toplumunun çoook karışık, bir yerde herşey zirvedeyken bir yerde herşeyin zıt yönünde olmasıdır, tabi bunların hepsi baştan sona insanların suçu değil, ekonomi dicem ama düzgünce düşündüğümüzde herşeyin başlıca sebebi geçmiştir, ağaç yaş iken eğilir misali bazı şeylerin en baştan eksik yapıldığını düşünüyorum... neyse çok zırvaladım :S
(tamamen kendi görüşlerimdir bunlar)


gençlik ve özenti kısaca keşke güzel şeylere özenebilselerhee bu arada tabikide aile çok önemli çocuk yetiştirmede sadece karnını doyurup sağlıklı bir evlat yetiştirmek yetmiyor sağlıklı bir kişilik ve beyin vermek de önemli arkadaşım

aytim
16.09.08, 09:05 PM
üstteki yazıdan sonra paylaşma gereği diye düşündüm

Gençlik hoyratça harcanacak bir zaman dilimi midir?


Anne ve baba, çocukları büyüdükçe problemlerinin de büyüyebileceğini unutmamalıdır. Çocukların “en gerilimli ve tehlikeli” devresi, “büluğ çağı” da denilen ergenlik dönemidir. Bu devrede “delikanlı” artık çocukluktan çıktığını hisseder. Aklı, hisleri ve cinsi duyguları, “vasat” mertebede tutulmadığı takdirde, ifrata ve tefrite saparak “gençlik çılgınlığıyla” bütün hayatını mahvedebilecek davranışlar sergileyebilir. Gençlerin bu hassas devreyi “hasarsız” atlatabilmeleri önemlidir.
Anne, kızıyla; baba da oğluyla gerektiğinde bir arkadaş gibi konuşmalıdır. Çocuklarına o devreyle ilgili cinsî bilgileri, zihinlerini bulandırmadan anlatmalı ve televizyondaki müstehcen görüntülerin, yazılı basındaki müstehcenliğin zararlarına dikkat çekilmelidir.

Gençlik, hem bu dünya hayatında mesut yaşamak, hem âhirette ebedî saadete nail olabilmek için Cenabı Hakk’ın vermiş olduğu bir nimettir.

İnsan, gençlik devresini ve Allahu Teâlâ’nın verdiği enerjiyi, temel inançları ve temel eserlerdeki bilgileri öğrenmekte, bir iş sahibi olmakta, bir meslekte veya bir sanatta ihtisas sahibi olmakta kullanmalıdır.

Gençlere; o devrenin, vaktin “hovardaca harcandığı” bir devre değil, tam aksine ömür binasının “temeli” olduğu hatırlatılmalıdır.




ANNE-BABALAR BUNLARA DİKKAT ETMELİ


* Çocuğun yanında evlilik mevzuları konuşulmamalıdır. Bu, çocuğun beyninde iz bırakır. Diğer bir zararı da, erkek çocuğun kafasında vaktinden önce bazı düşünceler yerleşir. O düşünceler anne ve babaya hürmetsizliğe sebebiyet verebilir, çocuğu ahlâksızlığa itebilir. Maalesef birçok yerde bu hususa dikkat edilmemekte, daha 5-6 yaşındaki çocuğa şakavâri, “Seni evlendirelim mi?”, “Sana falancayı alalım mı?” gibisinden sözler söylenmektedir. Oysa sözde “eğlenmek maksadıyla” söylenen o sözler çocuğun zihninde, ruhunda fırtınalar estirmektedir.

* Çocukların yatakları ayrılmalıdır. Mümkünse erkek çocuklarla kız çocukların odaları da ayrılmalıdır.

* Çocuğun yanında abartılı şaka yapmak doğru değildir. Hele çocuğun yanında ve çocuğa karşı kesinlikle yalan söylenilmemeli, çirkin ve kaba konuşulmamalıdır.

* Çocuklara şiddet uygulamak doğru değildir. Hele çocukların yüzüne kesinlikle vurulmamalıdır. Anne ve baba, çocuklarının birbirleriyle kaynaşmasını ve sevmelerini sağlamalı, bu yönde çocuklarına nasihatlerde bulunmalıdır. Ağabey ve abla, kardeşlerinin üzerine titrer, onlarla çok yakından ilgilenirken, kardeşler de ağabeylerine ve ablalarına hürmet etmeli, onlarla saygılı biçimde konuşmalıdır.

* Anne ve baba, çocuklarına fark ettirmeden onların davranışlarını, kimlerle arkadaşlık yaptıklarını yakından kontrol etmelidir. Atalarımız, “Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim.” demiştir. Arkadaş seçimi çok mühimdir. Sevgili Peygamberimiz (sas), “Kişi, dostunun dini üzerindedir. Siz kiminle arkadaşlık yaptığınıza bakınız.” buyurmuşlardır. Terbiyeli, görgülü, çalışkan, dürüst, büyüklerine saygılı, dinini yaşayan arkadaşlar, insanın dünyada ve âhirette mesut olmasına vesile olurlar. Kötü arkadaşlar da insanın dünyasını ve âhiret hayatını mahvederler.

MELİHA DERVİŞOĞLU