aytim
02.07.08, 05:06 AM
Yaşamla mücadele ederken, soluk soluğa kalmış , yorulmuş bir beden, yıpranmış bir ruh, ve ardı arkası kesilmeyen istek ve arzuların vermiş olduğu bu acı, ne kadar daha tırmalayacak yüreğimizi? Ve ne zaman rahat ve huzur içerisinde yaşayabileceğiz yeryüzünde, bedenlerimizi ve ruhlarımızı yıpratmadan, kahrolmadan, pişmalıklara takılmadan…
[Only Registered Users Can See Links]
Bazen diyorum ki;
Keşke bir liman olsa, hırçın yaşam denizinin dalgalarında boğuşmaktan yorulmuş gemimizi, bir süreliğine de olsa kızağa çekip bir nebzede olsa dinlenebilsek ve sonara yeniden durulmuş, kaygı ve korkulardan kurtulmuş bir kimlikle, hergeçen gün dahada kötüye giden düzenin, o hiç düzelmez dediğimiz ve umudumuzu yitirdiğimiz yönlerini, heyecanla selamlayabilsek, kaygılarımız umuda , korkular ımızı cesarete dönüşebilse....
Keşke, bir anda olsa, geçmisin hatalarından, her aklımıza geldiginde, karnımızı agrıtan, afakanalar bastıran anılarından kurtulabilsek…
Keşke zamanın ve acımsız madde düzenin dişlileri arasında ezilen incinen şu ruhlarımız yeniden, yasanmasını istedigimiz, mutlu ve huzurlu günlerin heyecanıyla coşabilse, pes edecek seviyeye geldigimiz su çirkin düzenin üzerine cesurca yürüyebilse, korkmadan ve kaygılanmadan…
Keşke, tutkularımızın çığlıklarını susturabilsek bir an ve erdem sahibi, kamil bir insan süretine bürünebilsek, zaaflardan ve gafletten sıyrılabilmiş, bilge bir insan suretine….
Keşke, bu kadar pişmanlık dolu keşkeler olmasaydı hayatlarımızda ve sarılıp sahiplenebilseydik, özleyebilseydik, ne yapamadıklarımızın, nede yaptıklarımızın pişmanlıklarını duymadan, keskeşiz geçmişlerimizi…
alıntıdır
[Only Registered Users Can See Links]
Bazen diyorum ki;
Keşke bir liman olsa, hırçın yaşam denizinin dalgalarında boğuşmaktan yorulmuş gemimizi, bir süreliğine de olsa kızağa çekip bir nebzede olsa dinlenebilsek ve sonara yeniden durulmuş, kaygı ve korkulardan kurtulmuş bir kimlikle, hergeçen gün dahada kötüye giden düzenin, o hiç düzelmez dediğimiz ve umudumuzu yitirdiğimiz yönlerini, heyecanla selamlayabilsek, kaygılarımız umuda , korkular ımızı cesarete dönüşebilse....
Keşke, bir anda olsa, geçmisin hatalarından, her aklımıza geldiginde, karnımızı agrıtan, afakanalar bastıran anılarından kurtulabilsek…
Keşke zamanın ve acımsız madde düzenin dişlileri arasında ezilen incinen şu ruhlarımız yeniden, yasanmasını istedigimiz, mutlu ve huzurlu günlerin heyecanıyla coşabilse, pes edecek seviyeye geldigimiz su çirkin düzenin üzerine cesurca yürüyebilse, korkmadan ve kaygılanmadan…
Keşke, tutkularımızın çığlıklarını susturabilsek bir an ve erdem sahibi, kamil bir insan süretine bürünebilsek, zaaflardan ve gafletten sıyrılabilmiş, bilge bir insan suretine….
Keşke, bu kadar pişmanlık dolu keşkeler olmasaydı hayatlarımızda ve sarılıp sahiplenebilseydik, özleyebilseydik, ne yapamadıklarımızın, nede yaptıklarımızın pişmanlıklarını duymadan, keskeşiz geçmişlerimizi…
alıntıdır