pommo
22.04.08, 01:55 PM
Hindistan da çok ünlü bir ressam varmış...
Herkes bu ressamın yaptılarını kusursuz kabul edecek kadar beğenirmiş...
Ve onu "Renklerin Ustası" anlamına gelen Ranga Çeleri olarak tanısa da;
kısaca Ranga Guru derlermiş...
Onun yetiştirdiği bir ressam olan Raciçi ise artık eğitimini tamamlamış ve
son resmini yaparak Ranga Guru'ya götürmüş ve ondan resmini
değerlendirmesini istemiş...
Ranga Guru ise;
- Sen artık ressam sayılırsıın Racaçi.. Artık senin resmini halk
değerlendirecek.
diyerek resmi şehrin en kalabalık meydanına götürmesini ve en görünen
yerine koymasını istemiş.
Yanına da kırmızı bir kalem koyarak halktan beğenmedikleri yerlere çarpı
koymalarını rica eden bir yazı bırakmasını istemiş. Raciçi denileni yapmış
Ve birkaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde görmüş ki, tüm resim çarpılar
içinde ve neredeyse görünmüyor... Çok üzülmüş tabii. Emeğini ve yüreğini
koyarak yaptğı tablo kırmızıdan bir
duvar sanki.. Alıp resmi götürmüş Ranga Guru'ya ve ne kadar üzgün olduğunu
belirtmiş. Ranga Guru üzülmemesini ve yeniden resme devam etmesini
önermiş.
Raciçi yeniden yapmış resmi ve gene Ranga Guru'ya götürmüş.
Tekrar şehrin en kalabalık me ydanına bırakmasını istemiş Ranga Guru...
Ama bu defa yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde yağlı boya, birkaç
fırça ile birlikte...
Ve yanına insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir
yazı ile birlikte bırakmasını istemiş.
Raciçi denileni yapmış...
Birkaç gün sonra gittiği meydanda görmüş ki resmine hiç dokunulmamış,
fırçalar da, boyalar da kullanılmamış..
Çok sevinmiş ve koşarak Ranga Guru'ya gitmiş ve resme dokunulmadığını
anlatmış..
Ranga Guru ise;
Sevgili Raciçi, sen birinci konumda insanlara fırsat verildiğinde ne kadar
acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşılabileceğini gördün...
Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı..
Oysa ikinci konumda onlardan hatalarınıdüzeltmelerini istedin, yapıcı
olmalarını istedin...
Yapıcı olmak eğitim gerektirir... Hiç kimse bilmediği bir konuyu
düzeltmeye kalkmadı, cesaret edemedi...
Sevgili Raciçi Mesleğinde usta olman yetmez, bilge de olmalısın...
Emeğininin karşılığını, ne yaptığından haberi olmayan insanlardan
alamazsın... Onlara göre senin emeğinin hiç bir değeri yoktur... Sakın
emeğini bilmeyenlere sunma ve asla bilmeyenle tartışma... demiş...
Herkes bu ressamın yaptılarını kusursuz kabul edecek kadar beğenirmiş...
Ve onu "Renklerin Ustası" anlamına gelen Ranga Çeleri olarak tanısa da;
kısaca Ranga Guru derlermiş...
Onun yetiştirdiği bir ressam olan Raciçi ise artık eğitimini tamamlamış ve
son resmini yaparak Ranga Guru'ya götürmüş ve ondan resmini
değerlendirmesini istemiş...
Ranga Guru ise;
- Sen artık ressam sayılırsıın Racaçi.. Artık senin resmini halk
değerlendirecek.
diyerek resmi şehrin en kalabalık meydanına götürmesini ve en görünen
yerine koymasını istemiş.
Yanına da kırmızı bir kalem koyarak halktan beğenmedikleri yerlere çarpı
koymalarını rica eden bir yazı bırakmasını istemiş. Raciçi denileni yapmış
Ve birkaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde görmüş ki, tüm resim çarpılar
içinde ve neredeyse görünmüyor... Çok üzülmüş tabii. Emeğini ve yüreğini
koyarak yaptğı tablo kırmızıdan bir
duvar sanki.. Alıp resmi götürmüş Ranga Guru'ya ve ne kadar üzgün olduğunu
belirtmiş. Ranga Guru üzülmemesini ve yeniden resme devam etmesini
önermiş.
Raciçi yeniden yapmış resmi ve gene Ranga Guru'ya götürmüş.
Tekrar şehrin en kalabalık me ydanına bırakmasını istemiş Ranga Guru...
Ama bu defa yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde yağlı boya, birkaç
fırça ile birlikte...
Ve yanına insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir
yazı ile birlikte bırakmasını istemiş.
Raciçi denileni yapmış...
Birkaç gün sonra gittiği meydanda görmüş ki resmine hiç dokunulmamış,
fırçalar da, boyalar da kullanılmamış..
Çok sevinmiş ve koşarak Ranga Guru'ya gitmiş ve resme dokunulmadığını
anlatmış..
Ranga Guru ise;
Sevgili Raciçi, sen birinci konumda insanlara fırsat verildiğinde ne kadar
acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşılabileceğini gördün...
Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı..
Oysa ikinci konumda onlardan hatalarınıdüzeltmelerini istedin, yapıcı
olmalarını istedin...
Yapıcı olmak eğitim gerektirir... Hiç kimse bilmediği bir konuyu
düzeltmeye kalkmadı, cesaret edemedi...
Sevgili Raciçi Mesleğinde usta olman yetmez, bilge de olmalısın...
Emeğininin karşılığını, ne yaptığından haberi olmayan insanlardan
alamazsın... Onlara göre senin emeğinin hiç bir değeri yoktur... Sakın
emeğini bilmeyenlere sunma ve asla bilmeyenle tartışma... demiş...